DÜNYA

Nureddin Ceylan : “Teknolojik” pandemi

Tarih
12 November 2021
İzlenme
555 Kişi

Dünyayı yöneten zalimler,  teknoloji ile birlikte çalıştığında, kötüye kullanım potansiyeli katlanarak artıyor. Kendimizi kurtarmak için bu güçlerin her ikisinin de kalıcı olarak yerlerine konması gerekiyor.

Olan bitene daha iyi bakılması gerekiyor.

Dijital kölelik ile birlikte geldiğimiz son nokta insanoğlunun yok oluş senaryosunu andırıyor.

Bazı emeller için kullanılan bir takım araçlar bireylere eğlence, sosyal birliktelik ve zevk olarak sunulurken, karşılığında bireyin tüm varlığı esir alınıyor.

Belirtilen amaçları için değersiz ve zararlı olduğu kanıtlanan enjeksiyonlar, açıkça bir amaç için bir araçtır. 

Bu dijital pasaportlar aracılığıyla sosyal kontrolü ve totaliter gözetimi.

Highlight 10/2021 - The EU Digital Green Pass: the path to freedom or an infringement of the freedom of movement of persons? - MEIG ProgrammeGenetik manipülasyon yoluyla insanlığın yeniden yapılandırılmasını, dünya nüfusunun azaltılmasını, insanların bedenlerini internete bağlamayı ya da bunların tümünü içerebilir.

Amaç, görünüşe göre halk sağlığını veya aslında sosyal düzeni geliştirmek değil onu yok etmektir.

En büyük avantajımız, gerçeğin söylenmesi için devletlerin ve kurumsal medyanın geniş kaynaklarına ihtiyaç duymamasıdır. 

Küresel güçlerin gerçeği düpedüz sansürlemek zorunda kaldığı noktaya gelindiğinde, bu bizim için başka bir ders oldu. Örtme ne kadar büyükse suç o kadar belirgindir.

Ölüm ve kan olmadan travma olmaz ve bu operasyonun boyutu çok fazla travma gerektirdi. 9-11 harekatında amaçlandığı gibi ABD ve İsrail düşmanlarına karşı bir dizi savaş başlattılar. Aslında 11 Eylül Milyonlarca ölüme yol açtı. Ama Covid-19 çok daha fazlasını getirecektir.

Covid 19 operasyonunda amaçlandığı gibi, oligarklar dünya çapında ekonomileri yok etmeye başladılar. 

Belki de bu Covid-19 manipülasyonun çoğunun kaynağı olan TV ekranıyla olan ilişkimizi yeniden düşünmenin zamanı gelmiştir. 

Bu ortam aracılığıyla bize gelen bilgiler, kelimenin tam anlamıyla asparagas. 

Ekrandaki görüntü gerçek değil. 

Başka birinin inanmamızı istediği şeyi bize kolayca gösterebilir.

Her şey epistemolojiye iniyor.

Neyin gerçek olduğu ve gerçekte ne bildiğimiz, felsefenin temel sorularından biridir. 

Ancak hayatta kalabilmemiz için ve elektronik medyadan aldığımız beyin yıkamadan kaçmak için, doğrudan deneyimlerimizle bilgi edinmek, insanlarla yüz yüze çalışmak, şahsen orada olmak, yakın çevremizdeki doğal dünya ile etkileşime girmek, atılacak ilk adım gibi görünüyor. 

Facebook ve Google gibi sanal dünyanın ev sahipleri, daha önce hayal bile edilemeyecek yüzlerce “arkadaş” çevresiyle akıllı telefonlarda ve sosyal medyada meşgul olduğumuzu görmekten mutlular.

Yüz arkadaşımızla Facebook ve Google'ı bin parçaya bölmek için bile organize olabiliriz ama Silikon Vadisi umursamıyor çünkü verilerimizi toplayıp satmaktan çok daha fazlasını kazanıyorlar.

Facebook kısa süre önce adını Latince 'ötesi' anlamına gelen “Meta” olarak değiştirmek istediğini duyurdu. Facebook'u yöneten ileri görüşlü yırtıcılar için "metaverse", insan zihnini ele geçirme ve kontrol etme girişiminde bir sonraki safhasıdır.

Gerçekliğin kendilerine kablosuz olarak beslenmesi, mobil insanlara büyük bir gelişme olacaktır. Belki de bunun teknolojisi, şimdiye kadar kabul edilmeyen ve açıklanamayan garip manyetik etkileriyle “aşılarda” bulunmaktadır.

Koronavirüs salgınının arkasında Gates Vakfı'nın olduğu iddiası - TeyitNitekim Bill Gates'in "maalesef gezegendeki herkesin aşı olması gerekecek" demesinin nedeni bu olabilir. Açıkça görülüyor ki, ayrıcalıklı azınlık, kendi gerçekliklerinde dolaşan yetkisiz insanlara sahip olamaz!

İnsanlığın dijital köleleştirilmesi için devam eden operasyon tam bir tanrıcılık.

Biz bir Frankenstein deneyi değiliz. 

Biz yazılım programları değiliz. 

Biz bilgisayar değiliz. 

Biz birler ve sıfırlar değiliz. 

Biz insan ötesi değiliz. 

Bizler, Allah'ın düzeninin kurcalanması için değil, yarattığı mucizeleriz.

Çevremizdeki dünyayı dijitalleştirmenin ve ruhsal bağlantılarımıza ve insanlığımıza geri dönmenin zamanı geldi. 

Elbetteki aldatmacalar ve sahte bayraklar zamanı geldiğine aşikar olacak ve artık bize karşı kullanılmayacak. Bu iki yıllık vahşeti körükleyen “pandemi” ve karakter kadrosu kötü bir rüya gibi yok olacak. Hakikat bir tohum gibidir sen gömdüm sanırsın ama daha da büyüyerek bir gün karşına çıkar.

Bu yüzden 60 yıllık çok karmaşık, son derece manipülatif medya programcılığını kafamızdan atmalıyız.

O halde tüm sanallıkla, teknoloji tiranlığıyla ve sahte aldatmacalar ile ele geçirilen varlığımızın hakikatini hala neden saklıyoruz?

Tüm ‘meta’ oluşumlarına ve tüm ‘beta’ oluşumlarına karşı biz yalnızca Allah’ın kulluyuz ve sahibimiz ancak O’dur demenin vakti gelmedi mi?

Şüphesizki Allah kendisiyle olanladır.

Selametle..

Seslimakale.com.tr


YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER