DÜNYA

Mehmet Beyhan : Washington Bombalıyor Sokak Hesap Soruyor

Tarih
01 Nisan 2026
İzlenme
1188 Kişi

Washington’da savaş haritalar ve stratejik dengeler üzerinde okunuyor, televizyon ekranlarında konuşan bazı uzmanlar caydırıclıktan güç aktarımdan ve bölgesel hesaplardan söz eder. Ancak aynı savaş sokakta bambaşka bir şekilde konuşulur. Marketlerin kasasından, benzin bompalarına, kira ödemelerinden diğer tüm ihtiyaç kalemlerine  kadar uzanan yüksek faturalara... Orada savaş, yalnızca İran ve İsrail değildir. Amerikan sokaklarında savaş, her geçen gün biraz daha ağırlaşan bir hayatın adıdır.

Cebin Jeopolitiği Savaşın Ekonomik Algısı

ABD'de benzin fiyatları 4 doların üzerine çıktı | Son dakika ekonomi haberleriAmerikan toplumu genel olarak elit bir kesimin dışında dış politikaya mesafelidir. Zira asıl dikkatini, gündelik hayatına ve refahına yöneltir. Bugün Amerika’da sade bir vatandaşla konuştuğunuzda İran İsrail savaşına dair alacağınız ilk tepki, çoğu zaman ideolojik ya da stratejik değil ekonomiktir. Artan petrol fiyatları yükselen ulaşım maliyetleri ve zincirleme biçimde pahalanan tüketim ürünleri… Tüm bunlar savaşın etkisini soyut bir dış politika tartışması olmaktan çıkartıp, doğrudan hissedilen bir gerçekliğe dönüştürmektedir.

Bu durum Amerikan kamuoyunun savaşlara bakışındaki temel dinamiği de ortaya koyar. Savaş ancak maliyeti gündelik hayata yansıdığı ölçüde görünür hâle gelir. Aksi takdirde binlerce kilometre ötede yaşanan çatışmalar çoğu insan için yalnızca haber akışının bir parçası olarak kalır. Ancak bugün tablo farklıdır. Çünkü bu kez savaşın faturası doğrudan Amerikan halkının cebine kesilmektedir.

Medya ve Algının Çerçevesi

ABD ve İsrail'in İran'a saldırısına karşı Chicago'da eylem - EvrenselAmerika’da dış politika algısı büyük ölçüde medya üzerinden şekillenir. Ancak bu medya tek bir ses değildir. Aynı savaş farklı ekranlarda tamamen farklı bir bakış ve anlamda sunulur. Bir kanalda stratejik tehdit ve ulusal güvenlik vurgusu öne çıkar. Diğerinde ise savaşın maliyeti ve bunun Amerikan ekonomisine etkisi tartışılır.

Bu ayrışma, kamuoyunun da bölünmesine yol açar. Bir kesim İsrail’in İran’a saldırmasını jeopolitik bir zorunluluk olarak okurken, diğer kesim bunun doğrudan iç ekonomik istikrarı tehdit eden bir süreç olduğunu düşünür. Böylece savaş, ortak bir gerçeklik olmaktan çıkar. Herkesin kendi medya penceresinden gördüğü ayrı bir hikâyeye dönüşür. Ancak

Şikago sokaklarında gözlemlediğim kadarıyla ekonomik yansımalar arttıkça bu ikinci okuma daha baskın hâle gelmektedir. Çünkü benzin fiyatı ideolojik bir tartışma değildir. Market fiyatı siyasi bir yorum kabul etmez. Bu nedenle sokakta oluşan algı, ekranlardaki stratejik dilden giderek uzaklaşmaktadır.

Siyasi Ayrışma ve Kamuoyunun Bölünmesi

Bu noktada Amerikan iç siyaseti de belirleyici bir rol oynar. Dış politika meseleleri çoğu zaman partisel pozisyonların gölgesinde değerlendirilir. Bir taraf daha müdahaleci bir güvenlik yaklaşımını savunurken, diğer taraf maliyet ve iç sorunlara odaklanır. Ancak İran İsrail gerilimi gibi krizlerde bu ayrım bile yeterli açıklayıcı olmaz. Çünkü mesele yalnızca ideolojik değil aynı zamanda doğrudan ekonomik bir etkidir. Artan yaşam maliyeti nedeniyle farklı siyasi eğilimlere sahip insanlar, aynı noktada buluşabilmektedir.

Sahadaki Gerçeklik ve Kırılan Beklentiler

Amerika’da farklı siyasi görüşlere sahip insanlarla yapılan sohbetlerde dikkat çeken ortak bir kanaat var. Demokrat ya da Cumhuriyetçi olmaları fark etmeksizin birçok kişi, İran’a yönelik askeri hamlelerin beklenen sonucu doğurmadığını düşünüyor. Onlara göre bu savaş, planlandığı gibi ilerlemiyor.

Sokakta dile getirilen bu görüşler oldukça net. İran’ın üst düzey isimlerinin hedef alınmasının rejimi sarsacağı varsayılmıştı. Ancak beklenen olmadı. Halkın sokağa döküleceği öngörülmüştü. Bu da gerçekleşmedi. İran’ın askeri kapasitesinin büyük ölçüde etkisiz hâle getirildiği ifade edilmişti ve hâlâ edilmektedir. Buna rağmen sahadan gelen görüntüler ve haberler, bu iddialarla örtüşmeyen bir tabloyu ortaya koymaktadır.

Bu durum Amerikan kamuoyunda sessiz ama derin bir sorgulamayı beraberinde getiriyor. Çünkü anlatılan ile yaşanan arasındaki mesafe açıldıkça güven de zedeleniyor. İnsanlar yalnızca savaşın maliyetini değil, aynı zamanda bu savaşın nasıl anlatıldığını da sorgulamaya başlıyor.

Belki de bu yüzden sokakta kurulan cümleler giderek daha temkinli ve daha şüpheci bir tona bürünüyor. Söylenenle olan arasındaki fark, kamuoyunun zihninde yeni bir soru doğuruyor: Eğer sahadaki gerçeklik farklıysa, o hâlde bize anlatılan ne kadar doğrudur?

Sonuç 

Amerika bugün yalnızca uzak bir savaşı izlemiyor. Aynı zamanda o savaşın kendi hayatına yansıyan sonuçlarıyla yüzleşiyor. Washington strateji üretirken sokak bunun bedelini ölçüyor. Medya farklı hikâyeler anlatırken insanlar kendi deneyimlerinden yola çıkarak hüküm veriyor.

İran İsrail gerilimi, Amerikan kamuoyu için artık yalnızca dış politika başlığı değildir. Bu savaş, güven ile şüphe arasındaki mesafeyi büyüten; anlatılan ile yaşanan arasındaki farkı görünür kılan bir sürece dönüşmüştür. Belki de en dikkat çekici olan şudur: Sokak, ilk kez bu kadar net bir şekilde yalnızca olanı değil, anlatılanı da sorgulamaktadır.

Amerika’nın birçok şehrinde yükselen itirazlar, bu savaşın yalnızca dış politik bir mesele olarak görülmediğini açıkça ortaya koyuyor. Meydanlarda toplanan insanlar, farklı sloganlar eşliğinde aynı duyguyu dile getiriyor: Bu savaşın bedelini ödemek istemiyoruz. “Biz kral istemiyoruz” ifadesi, yalnızca bir siyasi itiraz değil; aynı zamanda karar alma süreçlerinden dışlandığını hisseden bir toplumun tepkisidir. İnsanlar, kendi hayatlarını doğrudan etkileyen bir savaşın, kendilerinden bağımsız şekilde yürütülmesine karşı ses yükseltiyor. Bu ses bazen yüksek, bazen dağınık, bazen de sessiz bir huzursuzluk şeklinde kendini gösteriyor. Ancak ortak nokta değişmiyor: Sokak artık sadece izlemiyor. WASHINGTON BOMBALIYOR, SOKAK HESAP SORUYOR...

Seslimakale.com.tr

 

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER