GÜNCEL

Süleyman Özışık : Böyle partiye böyle şeyh yakışırdı!

Tarih
25 December 2020
İzlenme
683 Kişi

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ilginç bir laf etti, uyuşturucu tacirlerinden ve organ mafyalarından vergi alınması gerektiğini söyledi!

Ben, "her elde sıfır iskambil kâğıdı" açılımından sonra bunu bekliyordum açıkçası. 

Şimdi tabii kimi CHP'liler "Tam olarak öyle demedi, kurulan cümlenin tamamını söyleyin" diye itiraz ediyor. 

Peki öyle yapalım, bakalım tam olarak ne demiş:

“Fuhuştan, organ ticaretinden, uyuşturucudan para kazan, Türkiye’ye getir, sıfır vergi! Fabrikada alın teri dök, asgari ücret al, vergiye tabi... Şu kendini muhafazakâr diye tanıtan partiye bak!” demiş.

Bunu şöyle anlamalıyız galiba...

Birileri yurt dışında uyuşturucu tacirliği ve organ nakli yapıyor. Sonra o parayı aklayıp Türkiye'ye getiriyor. Türkiye de bunlardan vergi almıyor. 

"Kafamız da bir güzel ki sormayın" diyeceğim ama şundan emin oldum ki bu kafaya hiçbir çeşit uyuşturucuyu çekerek ulaşılmaz. O zaman geriye bir ihtimal kalıyor.

Organ mafyası, düşünme organınızı çalmış ve kahretsin ki siz bunun farkında değilsiniz!

Yahu...

"Takip edip getirdikleri paraya el koyun" deseniz anlarız. Zira kafamızın bastığı kadarıyla biliriz ki bu suçlar üzerinden para aklamak da suçtur. Siz dünya genelinde insanlığın canına kasteden bu azılı suçlulara dokunulmamasını, sadece vergi ödemelerini salık verirsiniz.

Hafazanallah, iktidara geldiğinizde bu suçlara ve suçlulara göz yumacak ve vergi mükellefi olarak mı göreceksiniz?

Belki geçmişte yaptığınızı da yaparsınız kim bilir!

İsmet İnönü döneminde olduğu gibi devlet eliyle uyuşturucu fabrikaları kurar, Türk insanını uyuşturucu müptelası yaparsanız. 

Bak, sakın "iftira atma" demeyin çünkü önümüzde bu konuyu detaylarıyla anlatan koca bir arşiv var. 

Hatta bir kısmını Yılmaz Özdil'in yaptığı gibi vurucu bir girişle anlatayım.

Yıl 1926... Japon firmasıyla ortak olarak bugün Divan Oteli'nin bulunduğu İstanbul'daki araziye “T.C. Uyuşturucu Maddeler İnhisarı" kurdunuz. Tüm dünyada yasak ama bizde yasal olan eroinin getirdiği kazanç ve ekonomik hareketlilikle, Türkiye bir anda "uyuşturucu cenneti" olup çıktı.

Bunu görünce Haliç civarına "Eczayı Tıbbiye ve Kimyeviye" isimli ikinci fabrikayı kurdunuz. Hatta bununla da yetinmediniz, üçüncü fabrikayı da Kuzguncuk'a kurdunuz.

Türk Ecza-yı Tıbbiye ve Kimyeviye Şirketi "TETKAŞ -ETKİM"Yönetim Kurulu Başkanı da daha sonra Başbakanlık koltuğuna oturan Trabzon milletvekiliniz Hasan Saka idi!..

İş öyle bir noktaya geldi ki dünya medyası İsmet İnönü’yü ‘Uyuşturucu Satıcısı’ olarak manşetlerine taşıdı. 

Bitmedi, durun daha!..

1930′da New York’ta yakalanan Alesia adlı bir gemide, Türkiye’den yüklenmiş 500 bin dolarlık saf morfin ele geçirildi. Bu olaydan sonra Türkiye bandıralı gemilerin tamamı, dünyada "uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı" için suç aracı olarak ilan edildi!

Peki Türkiye'de neler oldu?

Gizli Kalan Gerçekler: Türk Ecza-yı Tıbbiye ve Kimyeviye Şirketi TETKAŞ -ETKİMHer ne kadar "Yurt içine satışı yasak" deseniz de önce fabrikalarda çalışan işçiler eroin bağımlısı oldu, sonra da bunların aracılığıyla toplumun dört bir yanına dağıldı. 

Şimdi şuraya dikkat lütfen!

O tarihlerde toplumun tüm katmanları tarafından kullanılmaya başlanılan uyuşturucu nedeniyle elde edilen para 15 milyon TL.

O dönem üretim yapan tüm fabrikaların 7 katı bir gelirden bahsediyoruz.

Kılıçdaroğlu: Uyuşturucu çeteleri ve organ mafyalarından vergi alınsınBugün Kemal Kılıçdaroğlu "İktidara geldiğimizde ekonomiyi uçuracağız" diyor ya hani. Galiba geçmişteki bu vergi dilimlerinden ilham alıyor.

İşte bu nedenle olmalı ki çift katmanlı rafine edilmiş, süzme damıtılmış, az kullanılmış ve şimdilik alkol ile şarj edilen kontrollü CHP'liler de bu sözleri savunuyor.

Şimdi Kemal Kılıçdaroğlu bunu yaparken en çok güvendiği adamların başında gelen İstanbul'un başındaki adam ne yapıyor?

Şeb-i arus anması adı altında bu ülkede 70 yıl sonra ezanı ve Kur'ânı Türkçe okutuyor. 

Kime?

Şimdi sıkı durun!

“Emav Evrensel Mevlânâ Âşıkları Vakfı”na…

Bu vakfın başkanı olan Hasan Çıkar isimli kişi 2 yıl önce hayata veda etmiş.

Vakfı, müritleri idare ediyor. 

İBB'nin Türkçe Kuran okuttuğu programı organize eden Hasan Çıkar'ın kabarık sicili - NethaberHasan Çıkar isimli kişi vakfın başkanıyken, kendini bir anda şeyh ilan ediyor. Şeyh daha sonra bir yemekte rakı içerken ve bir kadını masada taciz ederken görüntüleniyor. Şeyhimiz belli bir süre sonra ise “Mevlevilikte namaz yoktur" diyebilecek kadar, "Kur'ân'ı kerim kıraatinde euzübesmele çekmeyin" diyebilecek kadar sapkın bir inanışa yöneliyor.

Bu inanışını da müritlerinin aklına bir yılanın zehri gibi akıtıyor. Ve o vakıf bizi 70 yıl sonra Türkçe Ezan ve Kur'ân ile, 700 yıl sonra kadın semahçılar ile tanıştırıyor!

yazının devamı

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER