GÜNCEL

Nedim Şener : FETÖ’nün Yazıcıoğlu suikastında 17 yıllık karanlık

Tarih
15 Haziran 2026
İzlenme
81 Kişi

25 Mart 2009 tarihinde beraberindeki 5 kişi ile kendisini taşıyan helikopterin Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesi yakınlarındaki Keş Dağı’nda düşmesi sonucu hayatını kaybeden Muhsin Yazıcıoğlu’nın ölümü, üzerinden 17 yıl geçmesine ve failleri bilinmesine rağmen hâlâ karanlıkta kalmaya devam ediyor.

17 yılda 10 adalet ve 10 içişleri bakanı değişti, ama suikastın üzeri ne yazık ki yargı eliyle örtüldü.
Şimdi 11’inci Adalet Bakanı Akın Gürlek’in duyurusuyla Yazıcıoğlu suikastının üzerindeki sis perdesinin kaldırılması için dosya Kahramanmaraş’tan, bugüne kadar en önemli araştırmaları yapan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na geri döndü. FETÖ’cülerin rol oynadığı suikastın üzeri, tıpkı 2007’de öldürülen Hrant Dink cinayeti davasında olduğu gibi 2009- 2016 arasında yine yargı ve Emniyet içindeki FETÖ mensupları tarafından örtüldü. Dosyadaki gerçekler 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası FETÖ ile ilgili mücadelede başı çeken kurumlardan Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi’nin 2019’daki tespitleri ile gün yüzüne çıktı.

2019’DA KOM BYLOCK’TA BULDU

KOM Daire Başkanlığı tarafından yapılan 2019’da ByLock içerik tespiti çalışmalarında; Elazığ il imamı Mehmet Durakoğlu’nun kullandığı 194966 ID numaralı ByLock programı ile Ömer Hakan Kısıkkaya’nın kullandığı 1567 ID numaralı ByLock programı üzerinden yapmış oldukları 31.01.2016 tarihinde “Benim başıma Yazıcıoğlu hadisesi gelince hemen İzmir’e gittim, Barbaros abiyle görüştüm. O, büyüğümüzle görüştü; sabah İstanbul’da heyet toplandı. Öğlen Elazığ’a geldim, noktayı koyduk, hepsi bu. Tereyağından kıl çeker gibi iş halloldu. Amerika’ya gittiğimde büyüğümüz ‘Sürecin en sıkıntılı hadisesiydi’ dedi. Doğru yerle istaşare...” şeklinde bir yazışma tespit etti.

Bu tespit üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 2020/54310 sayılı soruşturmaya başladı.

FETÖ’CÜ İMAMIN İTİRAFI

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında yeni gelişme: Dosya Ankara'ya gönderildi - Son Dakika Haberleri İnternetMehmet Durakoğlu ve Yazıcıoğlu suikastı ile ilgili araştırma KOM içinde oluşturulan özel ekibi, FETÖ’nün Elazığ avukatlar imamı Abdullah Önder’in 8 Mayıs 2018 tarihinde verdiği ancak Kahramanmaraş Savcılığı tarafından hiçbir işlem yapılmayan etkin pişmanlık ifadesine ulaştırdı.  FETÖ avukatlar imamı Önder ifadesinde, 2014 Mayıs ayında Mehmet Durakoğlu ile Muhsin Yacıoğlu olayı ile görüşme yapmak için İzmir’de FETÖ’nün Türkiye imamı Barbaros Kocakurt’un yanına, oradan da İstanbul’a geçerek TSK mahrem imamları ile buluştuğunu söylemişti. KOM ekipleri, Durakoğlu ve Önder’in seyahatini HTS dökümleriyle ispatladı. Bunun üzerine 2019’da Önder’in tanık olarak yeniden ifadesi alındı. İfadesinde, 2014 yılında FETÖ’nün Elazığ avukatlar sorumlusu olduğunu, aynı yıl özel yetkili mahkemelerin kapatılması sonrası Kahramanmaraş’a gelen Yazıcıoğlu dosyasında gizlilik kararının kalktığında, 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı derdest etmeye giden FETÖ’cü askerler arasında yer alan Davut Uçum ile Aydın Özsıcak’ın savunmasını FETÖ’cü avukat Mustafa Atalar’ın üstlendiğinin ortaya çıkmasının örgütte büyük bir kargaşaya yol açtığını söyledi.

FETÖ ELEBAŞI “BOMBA” DEDİ

Bunun üzerine, FETÖ’nün il imamı Mehmet Durakoğlu, Gaziantep il avukatlar sorumlusu Turan Canpolat, Gaziantep bölge avukat sorumlusu Kamil Bakum, Malatya dar bölge avukat sorumlusu Halil Kayış ve başka örgüt üyeleri ile toplantılar yaptıklarını söyledi. Önder ifadesinde, Mehmet Durakoğlu’nun konunun Amerika’ya aktarıldığını, Fetullah Gülen’in olayı “bomba” olarak nitelendirdiğini ve “ortaya çıkarsa altından kalkamayacaklarını söylediğini” anlattı. Daha sonra konuyu sorduğunda Durakoğlu’nun, “İnşallah tereyağından kıl çeker gibi bu işi halledeceğiz” dediğini ifadesinde söyledi. Önder’in ifadesinde söyledikleri, yalnızca dosya hakkında verilen kararlarla değil adı geçen FETÖ’cülerle ilgili yapılan HTS analiziyle de kanıtlandı. Ayrıca adı geçenlerin tamamının ByLock kullanıcısı olduğu ortaya çıktı.
Kamil Bakum’un itirafları da dosyanın FETÖ elebaşının talimatıyla nasıl karartıldığını ortaya koydu.

Yani 2009’dan 2019’a kadar 10 yıl boyunca üstü örtülen Muhsin Yazıcıoğlu suikastı ile ilgili en önemli gelişme bugün sağa sola sürülerek darmadağın edilen Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı (KOM), FETÖ ile mücadele eden kadrosunun son derece titiz çalışmasıyla ortaya çıktı.

DOSYADA 51 FETÖ’CÜ VAR

KOM’un 2019’daki tespitleri üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açtığı soruşturma kapsamında dosyada adı geçenlerin 51’inin FETÖ ile bağlantısı ortaya çıkarıldı. FETÖ imamlarının açık kimlikleriyle verdiği ifadeler, HTS analizleri dosyanın her yerinden FETÖ’cülerin fışkırdığını ortaya koydu. Kamu görevlilerin yargılandığı dava ile ilgili Yargıtay Savcılığı tarafından hazırlanan 221 sayfalık mütalaa da FETÖ’nün suikasttaki rolünü ortaya çıkarıyordu. Ankara’daki KOM ekibi, Ankara Başsavcılığı’nın talimatıyla Kahramanmaraş’a araştırmaya gittiğinde tutuklanmaktan son anda kurtuldular. Kahramanmaraş’ta açılan soruşturmalar ve görülen davalarda suikastın üstü örtülürken Ankara’da açılan soruşturma da tüm itirazlara rağmen Kahramanmaraş’a çekildi.  2009-2019 arasında Kahramanmaraş’ta üzeri örtülen dosyanın Ankara’dan yollanan kısmı da adeta uykuya yatırıldı. Kahramanmaraş’ta dosya öyle bir hale getirildi ki gerçeğin ortaya çıkmasını sağlayan tanıklar bile sanık haline getirildi.

SÜRGÜNLER VE TEHDİTLER

Akın Gürlek'ten Avrupa Parlamentosu raporu tepkisiCuma günü Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamasıyla o dosyanın “yetkisizlik kararı” ile yeniden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği ortaya çıktı. Bu konuda 2020’den itibaren birçok yazı kaleme aldım. Dosyanın üzeri Kahramanmaraş’ta bir kez daha örtülürken, Ankara’da KOM Başkanlığı’nda konuyu araştıran ekibin hemen hemen tamamı başka görevlere sürüldü. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ ile mücadele edenler terfi adı altında sağa sola savruldu. Soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Savcısı’nın başına gelmeyen kalmadı.

Konuyu yakından takip ederken yazdığım yazılar adaletin yerini bulmasından çok bana tehdit olarak geri döndü. Tıpkı FETÖ’nün Ergenekon operasyonunda olduğu gibi Emniyet-Yargı kumpasıyla karşılaşacağımı tahmin etmek zor değildi. O günlerde bunu yazdım ve dillendirdim. Ankara Emniyeti’ndeki kumpasçı bir üst düzey bir polis müdürünün saçma sapan yalan ve iftirasıyla hakkımda Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nda takipsizlikle sonuçlanan suç örgütü soruşturması bile açıldı. Neyse bugünlere geldik.

Evet bugün Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamasıyla, Yazıcıoğlu suikastı dosyasının Ankara’ya geldiğini öğrendik ama ben asıl İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ne yapacak merak ediyorum. Çünkü Yazıcıoğlu dosyasının 2019’da derinleşmesi ve FETÖ bağlantısının delillendirilmesinde rol oynayan Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Başkanlığı’dır25 Mart 2009 tarihinde beraberindeki 5 kişi ile kendisini taşıyan helikopterin Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesi yakınlarındaki Keş Dağı’nda düşmesi sonucu hayatını kaybeden Muhsin Yazıcıoğlu’nın ölümü, üzerinden 17 yıl geçmesine ve failleri bilinmesine rağmen hâlâ karanlıkta kalmaya devam ediyor.

17 yılda 10 adalet ve 10 içişleri bakanı değişti, ama suikastın üzeri ne yazık ki yargı eliyle örtüldü.
Şimdi 11’inci Adalet Bakanı Akın Gürlek’in duyurusuyla Yazıcıoğlu suikastının üzerindeki sis perdesinin kaldırılması için dosya Kahramanmaraş’tan, bugüne kadar en önemli araştırmaları yapan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na geri döndü. FETÖ’cülerin rol oynadığı suikastın üzeri, tıpkı 2007’de öldürülen Hrant Dink cinayeti davasında olduğu gibi 2009- 2016 arasında yine yargı ve Emniyet içindeki FETÖ mensupları tarafından örtüldü. Dosyadaki gerçekler 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası FETÖ ile ilgili mücadelede başı çeken kurumlardan Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi’nin 2019’daki tespitleri ile gün yüzüne çıktı.

2019’DA KOM BYLOCK’TA BULDU

KOM Daire Başkanlığı tarafından yapılan 2019’da ByLock içerik tespiti çalışmalarında; Elazığ il imamı Mehmet Durakoğlu’nun kullandığı 194966 ID numaralı ByLock programı ile Ömer Hakan Kısıkkaya’nın kullandığı 1567 ID numaralı ByLock programı üzerinden yapmış oldukları 31.01.2016 tarihinde “Benim başıma Yazıcıoğlu hadisesi gelince hemen İzmir’e gittim, Barbaros abiyle görüştüm. O, büyüğümüzle görüştü; sabah İstanbul’da heyet toplandı. Öğlen Elazığ’a geldim, noktayı koyduk, hepsi bu. Tereyağından kıl çeker gibi iş halloldu. Amerika’ya gittiğimde büyüğümüz ‘Sürecin en sıkıntılı hadisesiydi’ dedi. Doğru yerle istaşare...” şeklinde bir yazışma tespit etti.

Bu tespit üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 2020/54310 sayılı soruşturmaya başladı.

FETÖ’CÜ İMAMIN İTİRAFI

Mehmet Durakoğlu ve Yazıcıoğlu suikastı ile ilgili araştırma KOM içinde oluşturulan özel ekibi, FETÖ’nün Elazığ avukatlar imamı Abdullah Önder’in 8 Mayıs 2018 tarihinde verdiği ancak Kahramanmaraş Savcılığı tarafından hiçbir işlem yapılmayan etkin pişmanlık ifadesine ulaştırdı.  FETÖ avukatlar imamı Önder ifadesinde, 2014 Mayıs ayında Mehmet Durakoğlu ile Muhsin Yacıoğlu olayı ile görüşme yapmak için İzmir’de FETÖ’nün Türkiye imamı Barbaros Kocakurt’un yanına, oradan da İstanbul’a geçerek TSK mahrem imamları ile buluştuğunu söylemişti. KOM ekipleri, Durakoğlu ve Önder’in seyahatini HTS dökümleriyle ispatladı. Bunun üzerine 2019’da Önder’in tanık olarak yeniden ifadesi alındı. İfadesinde, 2014 yılında FETÖ’nün Elazığ avukatlar sorumlusu olduğunu, aynı yıl özel yetkili mahkemelerin kapatılması sonrası Kahramanmaraş’a gelen Yazıcıoğlu dosyasında gizlilik kararının kalktığında, 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı derdest etmeye giden FETÖ’cü askerler arasında yer alan Davut Uçum ile Aydın Özsıcak’ın savunmasını FETÖ’cü avukat Mustafa Atalar’ın üstlendiğinin ortaya çıkmasının örgütte büyük bir kargaşaya yol açtığını söyledi.

FETÖ ELEBAŞI “BOMBA” DEDİ

Bunun üzerine, FETÖ’nün il imamı Mehmet Durakoğlu, Gaziantep il avukatlar sorumlusu Turan Canpolat, Gaziantep bölge avukat sorumlusu Kamil Bakum, Malatya dar bölge avukat sorumlusu Halil Kayış ve başka örgüt üyeleri ile toplantılar yaptıklarını söyledi. Önder ifadesinde, Mehmet Durakoğlu’nun konunun Amerika’ya aktarıldığını, Fetullah Gülen’in olayı “bomba” olarak nitelendirdiğini ve “ortaya çıkarsa altından kalkamayacaklarını söylediğini” anlattı. Daha sonra konuyu sorduğunda Durakoğlu’nun, “İnşallah tereyağından kıl çeker gibi bu işi halledeceğiz” dediğini ifadesinde söyledi. Önder’in ifadesinde söyledikleri, yalnızca dosya hakkında verilen kararlarla değil adı geçen FETÖ’cülerle ilgili yapılan HTS analiziyle de kanıtlandı. Ayrıca adı geçenlerin tamamının ByLock kullanıcısı olduğu ortaya çıktı.
Kamil Bakum’un itirafları da dosyanın FETÖ elebaşının talimatıyla nasıl karartıldığını ortaya koydu.

Yani 2009’dan 2019’a kadar 10 yıl boyunca üstü örtülen Muhsin Yazıcıoğlu suikastı ile ilgili en önemli gelişme bugün sağa sola sürülerek darmadağın edilen Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı (KOM), FETÖ ile mücadele eden kadrosunun son derece titiz çalışmasıyla ortaya çıktı.

DOSYADA 51 FETÖ’CÜ VAR

KOM’un 2019’daki tespitleri üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açtığı soruşturma kapsamında dosyada adı geçenlerin 51’inin FETÖ ile bağlantısı ortaya çıkarıldı. FETÖ imamlarının açık kimlikleriyle verdiği ifadeler, HTS analizleri dosyanın her yerinden FETÖ’cülerin fışkırdığını ortaya koydu. Kamu görevlilerin yargılandığı dava ile ilgili Yargıtay Savcılığı tarafından hazırlanan 221 sayfalık mütalaa da FETÖ’nün suikasttaki rolünü ortaya çıkarıyordu. Ankara’daki KOM ekibi, Ankara Başsavcılığı’nın talimatıyla Kahramanmaraş’a araştırmaya gittiğinde tutuklanmaktan son anda kurtuldular. Kahramanmaraş’ta açılan soruşturmalar ve görülen davalarda suikastın üstü örtülürken Ankara’da açılan soruşturma da tüm itirazlara rağmen Kahramanmaraş’a çekildi.  2009-2019 arasında Kahramanmaraş’ta üzeri örtülen dosyanın Ankara’dan yollanan kısmı da adeta uykuya yatırıldı. Kahramanmaraş’ta dosya öyle bir hale getirildi ki gerçeğin ortaya çıkmasını sağlayan tanıklar bile sanık haline getirildi.

SÜRGÜNLER VE TEHDİTLER

Cuma günü Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamasıyla o dosyanın “yetkisizlik kararı” ile yeniden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği ortaya çıktı. Bu konuda 2020’den itibaren birçok yazı kaleme aldım. Dosyanın üzeri Kahramanmaraş’ta bir kez daha örtülürken, Ankara’da KOM Başkanlığı’nda konuyu araştıran ekibin hemen hemen tamamı başka görevlere sürüldü. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ ile mücadele edenler terfi adı altında sağa sola savruldu. Soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Savcısı’nın başına gelmeyen kalmadı.

Konuyu yakından takip ederken yazdığım yazılar adaletin yerini bulmasından çok bana tehdit olarak geri döndü. Tıpkı FETÖ’nün Ergenekon operasyonunda olduğu gibi Emniyet-Yargı kumpasıyla karşılaşacağımı tahmin etmek zor değildi. O günlerde bunu yazdım ve dillendirdim. Ankara Emniyeti’ndeki kumpasçı bir üst düzey bir polis müdürünün saçma sapan yalan ve iftirasıyla hakkımda Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nda takipsizlikle sonuçlanan suç örgütü soruşturması bile açıldı. Neyse bugünlere geldik.

Evet bugün Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamasıyla, Yazıcıoğlu suikastı dosyasının Ankara’ya geldiğini öğrendik ama ben asıl İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ne yapacak merak ediyorum. Çünkü Yazıcıoğlu dosyasının 2019’da derinleşmesi ve FETÖ bağlantısının delillendirilmesinde rol oynayan Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Başkanlığı’dır

yazının devamı

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER