GÜNCEL

Bekir Hazar : Zavallı, düşürülmüş elçiler

Tarih
22 October 2021
İzlenme
1811 Kişi
MACAR Başbakanı Orban'ın en büyük düşmanı Macaristan asıllı bir Amerikalı'ydı. Onu ülkenin bir numaralı düşmanı ilan etti. Ülkesindeki o düşmana ait vakıfları sildi süpürdü. Düşmanın adı belliydi.
George Soros'tu. Adam küresel sermayenin tetikçisiydi. En büyük itiraflarını Almanya'ya kaçan Can Dündar'a yaptı. Verdiği röportajda ülkelerdeki seçilmişleri nasıl indirdiğini, insanlara para dağıtıp sokaklara dökerek nasıl darbe yaptığını ballandıra ballandıra anlattı. Bugüne kadar dünyada sayısız ülkede darbe yapmak için tan 19 MİLYAR DOLAR harcadığı ortaya çıktı.
Soros kimdir? Soros kaç yaşında nereli? Soros ne iş yapıyor?George Soros'un ülkeleri karıştıran vakfının ismi Açık Toplum Vakfı'ydı. Onun aracılığı ile ayaklanmaya müsait olanlara milyonlarca dolar dağıtıyordu. Gürcistan Cumhurbaşkanı'nı seçildikten 25 gün sonra çok ucuza indirdiğini gururla anlatıyordu o zamanlar Milliyet'te çalışan Can Dündar'a. O röportajda beni en çok rencide eden ve öfkelendiren ise "Türkiye'de para harcamıyorum.
Bizim darbeci vakfa sizin Boğaz'daki zenginlerden çok para bağışı geliyor" şeklindeki sözleriydi. Kimse bu açıklamanın üzerine gitmedi. Soros'un ayaklanmaları finanse eden vakfına bizim boğazdan para yağdıran zenginlerimizin kim olduğunu kimse sorgulamadı. İsimlerini kimse açıklamadı.
Halbuki vakfın kayıtları ortadaydı. Sahi kimdi o darbeci olduğunu aleni şekilde açıklayan adamın kurumuna milyonlarca dolar yağdıran zenginlerimiz? Hep merak ettim.
Soros'un arkasında dünyanın en zengin aileleri vardı. Adamın gücü sınırları kolayca aşan cinsteydi. Geçtiğimiz sene Macaristan Başbakan'ı bas bağırıyordu. "Avrupa Birliği Soros'a boyun eğmemeli" diye.
Adamın bir bildiği vardı. Nitekim en büyük neden küreselci değil milliyetçi liderlere olan düşmanlığıydı. Böyle liderleri yönetmek, söz dinletmek zordu. Macaristan Başbakanı da kara listedeki milliyetçi liderlerdendi. Nitekim Soros çıkıyor "Macaristan ve Polonya gibi tek adamla yönetilen devletlere Avrupa Birliği fon vermemeli" diye çağrı yapıyordu. Avrupa Birliği Soros'tan gelen bu çağrı üzerine harekete geçti. Soros'un avuçlarından para taşan adamları Avrupa Anayasa Mahkemesi'ne sızdı. İki ülkeye hukuk kartıyla saldırdılar. O mahkemeden "Macaristan ve Polonya AB hukukunu uygulamıyor" diye karar çıkarttılar. Bu karar sonrası Avrupa Parlementosu'ndaki Sorosçuları ayağa kaldırdılar. "İşte karar ortada. AB fonlarından bu iki ülkeyi ihraç edelim" diye nara attırdılar. Şimdi AB liderleri bu konuyu değerlendirmek üzere bir araya geliyor. Tek korkular var. "Tamam Soros'un peşinden gidelim ama ya Polonya ve Macaristan AB'den ayrılırsa" diye. Zaten Soros da "Avrupa Birliği dağılacak" diye yıllardır açıklama yapıyordu.
Bildiği bir şey yoktu. Bizzat kendisinin uygulamaya soktuğu komplolar vardı.
Kenan Kıran on Twitter: "FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan işadamı Osman Kavala, ABD'li milyarder George Soros'la bağlantısını itiraf etti:  “Yönetim kurulu üyesi olduğum Açık Toplum Vakfı'nın Soros'un desteklediği diğer ülkelerdeki vakıflarla ...Bu komplocu adamın Türkiye'den kovulan vakfında yönetim kurulu üyesi olan Osman Kavala Gezi olaylarının mimarı ve finansörü suçlamasıyla Türkiye'de yargılanıyor şimdi.
Bizim topraklarımızda faaliyet gösteren 10 elçi Osman Kavala'nın hukuksuz yargılandığı iddiasıyla serbest bırakılması çağrı yapıverdi birden. ABD, Avustralya, Norveç, Almanya, Kanada ile kıçıkırıklar Fransa, Finlandiya, İsveç, Hollanda ve Yeni Zelanda elçilerini bir el bir araya getirmişti. Adamlar oturmuşlar, kafa patlatmışlar ve Kavala için ortak açıklama hazırlayıp yayınlamışlardı. Onları o masaya iten el gizli değildi. Tabii ki Soros'tu.
Başkan Erdoğan Afrika dönüşünde dün "Soros neyse Kavala o" diyordu. Şimdi Soros'un oğlunun da devrede olduğunu açıklıyor, Balkanlarda dahi nasıl sinsi planlar içinde olduğunu aktarıyordu. Türk istihbaratı bu toplantıları organize edenleri, katılanları, bağlantıları tek tek tespit ediyordu.
"Ben ülkelerde darbe yapıyorum" diyen George Soros'un Türkiye'deki adamı için harekete geçecek kadar kendilerini düşüren ve alçaltan bir elçiler topluluğu ile karşı karşıyaydık. Bu küçülmüş hadsizlere Türkiye gerekeni yapacaktı. Başkan Erdoğan "Dışişlerine talimatı verdim. Bizim bu hadsizleri ülkemizde beslemek gibi bir lüksümüz olamaz" diyordu.. Bu hadsizler gidip diktatörlüğün kol gezdiği, elçiliklerinde ABD gazetesinde yazarlık yapanların testere ile kesildiği, hukukun zerresinin olmadığı Suudi Arabistan'da tutuklanan ve milyarlarca dolarlık mallarına el konan prensler için tek kelime edemezler. Çünkü S.Arabistan onlar için memelerini emdikleri sağmal bir inektir.
Dünyanın en zenginlerinin tetikçisi ve dolar milyarderi Soros'un peşinden gitmeleri de aynı sebeptendir.

yazının devamı 

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER