SİYASET

Bekir Hazar : İyi yolculuklar!

Tarih
07 August 2015
İzlenme
3151 Kişi

7 Ağustos 2015

John
D. Rockfeller Chase Bank'ı satın aldığında 20. Yüzyıl'ın başlarıydı. Kardeşi William da Nacional City Bank of New York'u cebine koydu. Chase Bank'ı daha sonra Warburg'un Manhattan Bankası'yla evlendirdiler. Bu birleşme bir anda Rockfeller ailesini yeryüzünün en güçlü finans imparatorluğu haline getirdi.
Rotschild ailesi de Barclay Bank ve State Street Bank ile PARANIN FİRAVUNU haline geldi.
Birbirlerine kız alıp veren PARA İMPARATORLARI Amerikan Merkez Bankası'nın da sahibi oldu. Merkez bankasını kontrol eden ABD ekonomisinin de yularını elinde tutardı. Haliyle DEVLET'e de hakim olurdu. Başkanlık koltuğuna kim oturursa otursun, Banka FİRAVUNLARININ para piramidine hapsoluyordu. Bir avuç BANKA başkanları seçiyor, dikleneni ya indiriyor ya da öldürtüyordu. Üstelik dünyanın en büyük petrol şirketleri de bu ailelerindi. Gelişmekte olan ülkeleri borçlandırarak aynı yolla PARA ile satın alıyorlar, parçalıyor, bölüyor, yutuyorlardı.
Girdikleri ülkelerde kendilerine sadakatle bağlı insanları zenginleştirip, iktidarların tepesine koyuyorlar, kullanıyorlar ve DİZAYN ediyorlardı. Amerika'nın hangi ülkeyle savaşacağına BANKALAR karar veriyordu.
Her Başkan, PARADORLAR'dan gelen talimatlara mahkumdu. Çünkü harcanan her doların yüzde 40'ı bankalara faiz olarak gidiyordu. Dört yıl önce, devletin bankalara ödemesi gereken FAİZ borcu 500 MİLYAR DOLAR'dı. Nasıl 3. dünya ülkelerini borç-faiz kıskacına alarak yönetiyorlarsa Beyazsaray'ı da aynı yolla teslim alıyorlardı.
İşte Obama buna isyan eden Başkan oldu. FAİZ imparatorlarına savaş açtı. Yeni Amerika, Londra'ya bağlı Eski Amerika ile savaşıyordu. Siyah başkana, siyahları devamlı ayaklandırarak sopayla indirmeyi, deniyorlardı. Ve memleketimizde bir çocuk...
Allah onu bu topraklarda Kürt olarak yaratmış. HDP milletvekili yakın akrabası.
Kürt hakları için savaştığını iddia eden PKK'lı teröristler Dağlıca'ya saldırıyor. Vurdukları tek kişi Kürt çocuğu oluyor. Bir Kürt kadını...
Güneydoğu'da doğurmak üzere. Kürtler'in haklarını savunduğunu iddia eden PKK'lı teröristlerin yolları kapatması üzerine hayatı tehlikeye giriyor. Türk askeri helikopterle hamile KÜRT kadınını almaya gidiyor.
Kürt kadınını hastaneye sağlıklı doğurmaya götürmek için pervaneleri dönen helikoptere aşağıdan "KÜRT HAKLARI" diye bağıran PKK'lı teröristler ateş açarak tarıyor. Bir asker... Kürt genci... PKK'lı teröristler saldırıyor, 60 arkadaşına siper olup hayatlarını kurtaran KÜRT gencini öldürüyorlar. O Kürt şehidimiz Türk bayrağı ile Rabbi'ne son yolculuğuna uğurlanıyor. Bir KÜRT kızımız... Tweet atıyor, "Yaşasın HDP" diyor. PKK'lılar gelip otobüsünü yakıyor.
Güneydoğu'da yaşayan Kürt kardeşlerimiz için yollar, havaalanları, hastaneler, barajlar yapılıyor. Kürt vatandaşlarımıza refah gelsin, bölge kalkınsın diye. Kürt olduklarını iddia edenler PKK maskesiyle hepsine saldırıyor, bombalıyor, yakıyor, yıkıyor. Afrika'da siyahı siyaha öldürterek madenleri yağmaladılar.
Ortadoğu'da Müslüman'ı Müslüman'a öldürterek haritalar çizdiler. Şimdi Güneydoğu'da Kürt'ü Kürt'e öldürtüyorlar, oralara gidecek refahı, gelişmeyi, iş bulacak KÜRT'lerin AŞ'ını tekmeliyorlar.
Kürt kardeşlerimizin yaşadığı tüm bölgeyi korkuya ve teröre boğuyorlar. Kazanan hep siyaha karşı siyahı süren BANKALAR ve PARADORLAR oluyor. 100 yıl önce cetvelle çizdikleri sınırlardaki SOYUP SOĞANA çeviren hakimiyetlerini korumak için asla kendileri gelmiyorlar. Amerika, içindeki eski Amerika ile ve aynı zamanda da Avrupa ile savaşıyor. Ve o Avrupa'dan PKK'ya destek yağıyor. Almanya PKK'ya yapılan sortilere öfkeleniyor. İngiliz basını KORO halinde dün PKK'lılarla çarşaf çarşaf röportajlar yayınlayıp Türkiye'ye saldırıyor.
Avrupa Birliği'nin tepe yöneticisi bize "Aman PKK'ya orantılı güç kullanın" diyor. Teröre "Kıyısından, köşesinden müdahale edin" diyecek kadar aptallaşan bir Avrupa'da bazı kuklalar burnundan soluyor. Çünkü kendilerini Ortadoğu'dan çıkarmaya kararlı olan Amerika ile Türkiye anlaştı. İşte bu Avrupa'yı çıldırtıp "Teröre AZICIK müdahale" noktasına getiriyor.
Utanmasalar "Askerleriniz, polisleriniz ölse de aman bırakın ölsün" diyecekler.
Neden? Çünkü düşmanları Amerika'nın kucağındaki PKK'ya Pentagon'dan baskı var. "Silahları susturun" diye. Ama bir de Avrupa'nın kucağında olan PKK var. HDP eşbaşkanı Demirtaş da Avrupa'ya gidiyormuş.
İyi yolculuklar!

Takvim

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER