POLEMİK

Ahmet Kekeç : Üç şey…

Tarih
01 September 2020
İzlenme
1659 Kişi

Birinci “şey” bir önceki Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’le ilgili...

Gül, önceki gün Atatürk hakkında tweet atarken (yani Atatürk ve silah arkadaşlarını överken) yakalandı.

Bu durum (“Atatürk desek mi, demesek mi?” dilemması) her yıl sorun olur.

Bu durumu sorunsallaştıran yöneticilerin başında da Sayın Abdullah Gül gelir.

Daha doğrusu gelirdi.

Bir türlü “Atatürk” diyemezdi.

Partneri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu konuda daha rahattı: En azından “Gazi Mustafa Kemal Atatürk” derdi. Mesele de hallolurdu.

Abdullah Gül'ün mesajı eleştirilerin hedefi oldu - Son Dakika Güncel HaberlerSayın Abdullah Gül, bu yıl, emekliliğinin bilmem kaçıncı yılında, bir 30 Ağustos mesajı yayınlamış, bol bol “Atatürk” diyor.

Hep denir ya, “Sayın Gül risk ortadan kalktıktan sonra konuşur” diye...

Öyle yaptı… “Taraftar” görünmenin bir risk ihtiva etmediğini gördü, bastı tveeti...

İkinci “şey” Biden Koalisyonu’yla ilgili...

Bu koalisyonu oluşturan arkadaşlar (Kılıçdaroğlu, Davutoğlu, Gül, Babacan, Meral Akşener, hatta Muharrem İnce) Erdoğan’ın her şeyinden şikâyetçi.

Bir ara (Perinçek’in kendi kendine gelin güvey desteğinden dolayı) “Çinci oldu” diyorlardı.

S-400’ün alımı sürecinde “Erdoğan Rusçu oldu, bizi Batı dairesinden koparacak” demeye başladılar.

Erdoğan Rusçu oldu diyen kafayla, eyvah Batı dairesinden kopuyoruz diyen kafa arasında bir fark yoktur.

İlki, koşulsuz boyun eğmemizi ister; “Bütün bunlar basiretsiz siyasetçiler yüzünden başımıza geliyor” demeye getirir.

İkincisi, “paralel bir komplo” kurar ve Erdoğan’ı o komplonun içine yerleştirir. “Esasında Erdoğan’a verilen görev Batı karşıtlığını oynamasıdır...” demeye getirir.

Karşıt gibi dururlar ama aynı odağa çalışırlar.

İkisi de, “Erdoğan’ın durdurulmasını” ister.

İlkine göre, Erdoğan’ın durduracak yegâne formül, AK Parti içindeki Batı’yla uyumlu, AB perspektifini önemseyen, popülizmden uzak siyasetçilerin öne çıkması ve elini taşın altına koymasıdır. Bu da, ancak bir “yarılma hareketiyle” mümkündür. Bu çerçevede, AK Parti içinden çıkmış eski Başbakanlara ve eski Cumhurbaşkanlarına iş düşmektedir.

Ahmet Kekeç: 1915'teki bakış neyse bugün de o!Üçüncü şey, biraz komik bir “şey...”

Biden Koalisyonu’nu oluşturan arkadaşlar (Kılıçdaroğlu, Davutoğlu, Gül, Babacan, Meral Akşener, hatta Muharrem İnce) “güçlendirilmiş parlamenter sisteme” dönmek istiyor... Arkalarında Joe Biden var.

Parlamenter sistemi nasıl “güçlendireceklerini” söylemiyorlar.

Çünkü kafalarında bir fikir yok.

En “bilgiç” görünenleri Erdoğan’ın 21 Ekim 2017’de darbe yaptığını söylüyor.

Bunun adı darbeyse, bu darbeyi Erdoğan değil, 21 Ekim referandumunda (yüzde 69’luk “evet” oyuyla) halk yapmıştır.

Diyebilirsiniz ki, “Biz fiili durumu kabullenmek zorunda değiliz.”

yazının devamı

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER