GÜNCEL

Yusuf Alabarda : Ya sözlerini tutmazlarsa!

Tarih
30 June 2022
İzlenme
1741 Kişi

Türkiye haftalardan bu yana tartışılan İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyeliği konusunda ortaya koyduğu vetoyu kaldırdı.

Madrid’de yapılan dörtlü zirve bir mutabakat muhtırası ile sonuçlandı.

Söz konusu muhtıraya göre her iki ülke Türkiye’nin terör ile mücadelesine yönelik bazı teminatlar vererek Türkiye’nin vetosunu kaldırmayı başardılar.

 

Mutabakat muhtırasının muhtevasında neler var?

 

Muhtırayı birkaç kategori içerisinde ele alırsak;

-Türkiye, Finlandiya ve İsveç’in NATO’nun kuruluş anlaşması olan Washington Anlaşması’nda belirtilen ilkelere ve değerlerine olan bağlılıklarını ifade ederler,

-Finlandiya ve İsveç PYD/YPG ve Türkiye’de FETÖ olarak isimlendiren örgütlere destek sağlamayacaklardır.

-Finlandiya ve İsveç, PKK ve diğer tüm terörist örgütlerin, bunların uzantılarının faaliyetleri ile iltisaklı kuruluşlar ve paravan örgütler içerisinde yer alan ya da terör örgütleriyle bağlantısı bulunan şahısların faaliyetlerini engelleyeceklerini, mezkûr örgütlerin para toplama ve eleman devşirme faaliyetlerini yasaklamayı taahhüt eder.

-İsveç Terör Suçları Kanunu’nun 1 Temmuz itibarı ile yürürlüğe gireceğini ve terör ile mücadele kanununu tahkim edeceğini teyit eder,

-Türkiye’ye yönelik hiçbir silah ambargosu bulunmadığını teyit ederler,

-Her iki ülke, Avrupa İade Sözleşmesi ile uyumlu bir şekilde terör zanlılarının sınır dışı edilmelerini ya da iade taleplerini ivedilikle işleme koyarlar,

-Tüm bu maddelerin uygulamasının gözetimi için Türkiye, İsveç ve Finlandiya bir ‘Daimî Ortak Mekanizma’ kurulmasını kabul ederler...

Mutabakat Muhtırası daha detaylı, fakat genel kapsamı aşağı yukarı bu maddeler etrafında şekilleniyor.

Bu şartlar altında bu muhtıra bir hezimet midir yoksa bir zafer mi?

Bizi hiç şaşırtmadığı üzere Türkiye’deki felaket tellalları ve aşırı iyimserler anında sahne almakta yine gecikmediler.

Hatta kerameti kendinden menkul kalembaz gençler ‘İsveç ve Finlandiya vetosunun Türkiye tarafından kaldırılacağını söylemiştin, sen kâhin misin?’ diye soruyorlarmış ama bu arkadaş tevazu gösterip gençlere kâhin olmadığını iletiyormuş.

Bu köşeyi takip edenler bilirler, 19 Mayıs 2022 tarihinde ileride bu algı borazanları için arşivden çıkarabilelim diye Türkiye’nin vetosunun hangi şartlar altında kalkabileceğine dair ‘Demir tavında dövülür’ isimli bir yazı(*) kaleme almıştık.

Mezkûr yazıda Türkiye’nin vetosunu kaldırabilmesi için gereken asgari şartları şöyle özetlemiştik;

"…Her iki ülkenin terör örgütleri ile olan ilişkilerine son vermeyi taahhüt etmesi, bu konuda Türkiye’ye yazılı bir teminat sunması ve ülke içindeki terör örgütlerinin faaliyetlerine müsaade edilmeyeceğini teyit etmeleri.

...Söz konusu teminatın her iki ülke tarafından gözlenebilmesi için bir mekanizma oluşturulması.

Türkiye’ye yönelik uygulanan savunma sanayii ürünlerindeki ambargoların kaldırılması..."

Ancak bu asgari şartlar sağlandığında Türkiye’nin bir adım atması mümkün olabilir diye de not etmiştik, dileyen sunduğum bağlantı üzerinde bu yazıyı tekrar okuyabilir.

Şimdi dönelim muhtıranın değerlendirmesine.

 

Türkiye’nin kazanımları

 

-Türkiye bu iki ülkenin kendisine karşı uyguladıkları silah ambargolarını kaldırtmayı başarmıştır.

-PYD/YPG ve FETÖ ile olan mücadelesini, müstakbel NATO üyesi ve hâlihazırda AB üyesi iki devlet ile imzaladığı bir dokümana kaydettirmiş ve bu örgütlere söz konusu iki ülke tarafından destek verilmemesini taahhüt altına almıştır.

-PKK ve diğer terör örgütlerinin isim değiştirerek yollarına devam etme ihtimaline karşı ‘uzantı, iltisaklı, paravan’ kelimeleri üzerinden ön alıcı bir hamle yapılmıştır.

-Terörün finansmanına karşı alınan tedbirler kapsamında, terör örgütlerinin para toplama ve eleman devşirme faaliyetlerine birlikte mücadele etme taahhüdü alınmıştır,

-Tüm bu taahhütlerin yerine getirilip getirilmediğinin tespiti için bir ortak denetim mekanizması ihdas edilmiştir.

 

Hâl böyleyken ya bu iki ülke bu taahhütlerini yerine getirmezlerse ne olacak?

 

Öyle ya, teröre açıkça destek veren birçok NATO üyesi ülke mevcut, bu hakikat gözümüzün önündeyken İsveç ve Finlandiya’ya ne kadar güvenebiliriz?

Tereddütsüz çok haklı bir sual, lakin uluslararası anlaşmalar ve metinler imza altına alınırken bu ihtimal her daim mevcut.

yazının devamı

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER