GÜNCEL

Yakup Köse,Erem Şentürk'e konuştu

Tarih
28 May 2015
İzlenme
1722 Kişi

28 Mayıs 2015

Cezaevi çıkışında ailesi ve sevenleri tarafından karşılanan Köse, gazetecilere yaptığı açıklamada, 28 Şubat zalimlerinin bu ülkedeki Müslümanlara işkence yaptığını ve Müslüman Anadolu halkını işkence tezgahlarından geçirdiğini söyledi. O dönemin bedelini mazlumların ödediğini ve ödemeye devam ettiğini belirten Köse, sözlerine şöyle devam etti.

 

“Gönüldaşlarımla , dava arkadaşlarımla 10 sene cezaevinde yattım ben. Hepimiz bir arada geçindik ve birbirimizi en ufak şekilde incitmedik. O Paralel Yapı mensupları şimdi şuradalar. Geçinemiyorlar! Hücrelerinde birbirlerini kırıyorlar. Nerede kaldı sizin dava adamlığınız? Daha 5 ay oldu birbirilerini yiyorlar.”

Yakup Köse’nin konuşmasının tam metni
“Bu ülkede Müslümanlara bir çok işkenceceler yapıldı. Müslüman Anadolu halkı işkence tezgahlarından geçirilmiştir. Mazlumlar bedelini ödedi hala bedel ödemeye devam ediyor. Bizim sürecimizde malum 17-25 Aralık darbe girişimleri olmuştu. 25 Aralıkta, Yargıtay’da 28 Şubat mağdurlarının bir davası daha olmuştu. Bu süreçte ilk operasyon bizim davamızla başladı ve 6 yıl 8 ay şeklinde ilk bizim cezamız onaylanmıştı. Bu karar sembolik bir tarihe denk gelmişti. Tamda Ekrem Dumanlı, Hidayet Karaca gibi isimlerin gözaltına alındığı bir günde, “O Fetullah Gülen buraya gelecek” Tweet mesajımdan iki saat sonra bir belediye otobüsünde evime giderken derdest edilerek gözaltına alındım. Yine mazlum olan, yine mağdur olan biz olduk. Salih Mirzabeyoğlu’nun bir sözü var, der ki; Zalim olmaktansa mazlum olmayı tercih ederim. Biz de zalim olmaktansa mazlum olayı tercih ediyoruz.

İçeride arkadaşlarımı bırakıp geldim. Açıkçası tam olarak mutlu değilim. Ben o arkadaşlarımla buradan çıkmak istiyordum. Benim cezam bir vesileyle bitti. Mahsup edildi (daha önce yattığı cezalar) ve denetimli serbestlikle çıkıyorum. Şu an özgür değilim çünkü denetimli serbestlikle çıkıyorum. Ben yine karakola gideceğim ve imza atacağım.

 

28 Şubatın karanlık güçleri ve Paralel Yapı’nın şer odakları şunu unutumasın; Biz bu davada mücadelemize devam edeceğiz, zindandaki Yusuf’ların kurtulması için elimden gelen mücadeleyi vereceğim. Çünkü bize yakışan bu olur, bir Müslüman’a yakışan bu olur. Bu şer odaklarına elimizden geldiği kadar cevap vereceğiz. Şu an zindanlarda olan Gazi Mursi diyor ki, “bizim devrimizi çalamazsınız”. Bende buradan, paralel şer odaklarına, 28 Şubat’ın kara zihniyetine diyorum ki; Büyük Türkiye devrimini çalamazsınız. Biz büyük Türkiye devrimiyle bu ülkede özgürlüklere yol açacağız ve daha ferah daha güzel bir ülke olacağız. Allahın izniyle bu zamanımızın kıymetini çok bilelim. Eğer yanlış bir yola saparsak emin olun hepsi şu an Müslümanlara saldırmak için bekliyorlar. Müslümanların iyi düşünerek doğru hareket etmesi lazım. Üstat Necip Fazıl der ki; “Hürriyet hakka esarettir. Bizim elbiselerimiz kefenimiz, dünyamız da zindanımızdır” Bizi ne zindanla yıldırabilirler, ne de ölümle tehdit ederek yıldırabilirler. Kanımızın son damlasına kadar, malımızın son damlasına kadar içeride olan Yusufların bırakılması için elimden gelen mücadeleyi vereceğim.

Size buradan güzel bir haber vereyim. Ben 10 sene cezaevinde yattım. Gönüldaşlarımla dava arkadaşlarımla 10 sene ceza evinde yattım ben. Hepimiz bir arada geçindik ve birbirimizi en ufak şekilde incitmedik. O paralel yapı mensupları şimdi şuradalar. Geçinemiyorlar! Hücrelerinde birbirlerini kırıyorlar. Nerede kaldı sizin dava adamlığınız? Daha 5 ay oldu birbirilerini yiyorlar. 10 yıl yattık biz, 20 yıldır içeride olan Müslüman kardeşlerimiz var hepsi dava adamıydı gül gibi geçindik.

“O Fetullah Gülen buraya gelecek” dedim diye ben tutuklandım ya, şimdi de yerini gösteriyorum, O Fetullah gülen buraya (Silivri) gelecek.
Ben Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, sayın Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nun 28 Şubat mağduriyetlerinin giderilmesi için ellerinden geleni yapacaklarına inanıyorum.
Müslümanlar kardeşlerim, bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyerek yaşamasınlar. 17-25 aralık darbesi gerçekleşseydi şimdi şuralarda dar ağaçları kurulmuş hepimiz asılmıştık.

Bir söz söyleme makamı vardır. Biz çektiğimiz çileler doğrultusunda bütün sözleri söyleme makamındayız. Bize işkence yapıldı, biz dar ağaçlarını gördük, biz hücreler gördük, biz zindanlar gördük, biz yıllarca evlerimizden çocuklarımızdan ayrı kaldık. O yüzden o günleri unutmayalım, bu günlerin kıymetini bilelim. Zalim çok zalim ellerine düşmeyelim.

Buradan sayın Cumhurbaşkanına, 28 Şubat davası ile ilgili yaptığı açıklamalarındaki hassasiyeti ve haysiyetinden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.
Artık yeter diyoruz. İçerdeki Yusufların çıkmasını talep ediyoruz. Bundan sonra birilerinin kapısını çalıp, Tayyar Tercan Cezaevinde, İsmail Ünsal Cezaevinde, Ethem Köylü, Bünyamin Esen cezaevinde dediğimiz zaman “bize ne” derlerse çok sert cevap vereceğim. İçerde ne çektiğimizi, içeride ne yaşadığımız biz biliyoruz. 10 Yıl artı 5 ay cezaevinde yatmışım, buradan yine başım dik, alnım ak çıkmışım. Ben hiçbir şekilde davamdan taviz vermem. Biz Üstat Necip Fazılın fikirleriyle büyüdük. Biz Salih Mirzabeyoğlu’nun fikirleriyle büyük. Salih Mirzabeyoğlu’nun dik duruşunu sergilemek için buradayız. Şu an o misyonu taşıyoruz. Salih Mirazbeyoğlu diyor ki; Müslümanlar dik durun karşınızda leşler var!

 

Müslümanlar dik durun karşınızda leşler var! Müslümanlar dik durmazsa halimiz harap olur.

Müslümanlar dik durmazsa halimiz harap olur. Buradan Mursi’ye de selam gönderiyorum. Suriye’de direnişe katılan kardeşlerimi de selam gönderiyorum. Tutsak Müslümanları, zindandaki Yusufları unutmayalım. Bu güzel insanlar 20 yıldır hapiste yatıyorlar. Bir an önce bu sıkıntıların giderilmesini mevcut iktidardan talep ediyorum. Eğer niyetleri hayr olursa, hayırla bu ülkenin başına tekrar gelirler, Başkanlık Sistemi’ni kurarlar Allahın izniyle Anayasa’yı da değiştirler.

Diriliş Postası

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER