DÜNYA

İsmail Kapan : Merkel’in alarm zilleri!..

Tarih
06 November 2016
İzlenme
3422 Kişi
Öyle anlaşılıyor ki, Almanya ile ilişkilerimiz bir hayli gerilecek… Bu gerilimden nasıl bir sonuç çıkacağını an itibariyle kestirmek kolay değil. Sadece Almanya da değil, AB’nin tamamıyla sıkıntı var!

 

Önceki gün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, dün de Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın; Almanya’ya yönelik sert sözleri, çok ciddi tespit ve ithamları ihtiva ediyor. Alman yetkilileri herhâlde bu ithamları duymazlıktan gelemez… Bize kalırsa, Bekir Bozdağ’ın konuşması Almanca, Fransızca ve İngilizceye çevrilip bütün Alman medyasına, Avrupa medyasına servis edilmeli ve Avrupa kamuoyunun bu söylenenlerden haberdar olması için özel gayret sarf edilmeli! Zira yıllardan beri, bölücü örgüt ve uzantılarının propagandasından fena hâlde ajite olan Avrupa ülkelerinin vatandaşları, Türkiye hakkında çok yanlış ve taraflı bir kanaate sahip… Buna bir de AB Teşkilatı ve tek tek üye ülke yönetimlerinin Türkiye’ye dönük ikiyüzlü politikalarının yansımaları eklendiğinde, durum hakikaten vahimleşiyor. Son olarak Belçika Mahkemesinden çıkan karar, tam bir yüz karasıdır!.. Ne demek hem ‘silahlı mücadele’ diyeceksin, hem de bunun terör eylemi olarak değerlendirilemeyeceğine hükmedeceksin. Ama Avrupa ülkeleri ve özellikle Belçika için bu durum hiç de şaşırtıcı değil. Brüksel, yıllardan beri suçu sabit olan teröristleri alenen koruyup kolluyor.
Keza Almanya Şansölyesi Merkel’in, Cumhuriyet gazetesi yöneticileriyle ilgili gözaltı ve tutuklanma işlemine dair yaptığı tuhaf açıklamalar, bu meselelerin tuzu biberi oldu. Angela Merkel, Can Dündar’ı da ismen telaffuz ederek durumun alarm verici olduğunu iddia etti. Acaba Dündar, hangi hizmetler mukabilinde bu kadar korunmaya mazhar oldu? İkinci olarak, bu alarm zilleri kimin için çalıyor, doğrusu iyi anlamak gerekiyor. Bugün açıkça “teröre çanak tutan” Almanya, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dile getirdiği üzere, aynı terör örgütü veya örgütlerinin bumerang gibi kendisine döndüğünü mutlaka görecektir. Bu, işin sadece bir boyutudur. Tabii bir de devletlerarası ilişkilerin seyrine bakmak lazım. Alman Adalet Bakanı, çok pişkin bir biçimde, Türkiye’nin iadesini istediği teröristleri geri vermeyeceğini söyleyebiliyor. Bunun uluslararası hukuk ve uluslararası ilişkiler açısından yüklediği ahlaki sorumluluğu görmezlikten geliyor. Sayın Erdoğan önceki gün, Merkel’e tam dört bin dosya verdiğini belirtti. Acaba Bayan Merkel ve hükümeti, siyasi ve ahlaki bakımdan bu dört bin dosyanın altından kalkabilecek mi? Hâlâ resmen ve fiilen işgal altında bulunan Almanya’nın, Türkiye’ye karşı bu denli fütursuz şekilde hareket etmesinin mutlaka bir bedeli olacaktır.
Bakınız dün de HDP’li vekillerin soruşturma çerçevesinde gözaltına alınması üzerine, Berlin’deki maslahatgüzarımızı dışişleri bakanlığına çağırarak gerilimi biraz daha tırmandırdı. Almanya’nın neyine güvenerek bu derece ileri gittiğini, ciddi biçimde irdelemek gerekir. Bu, meselenin bir tarafı… Ama esas olarak Türkiye, kendi ulusal güvenliğine yönelik ciddi ve yakın tehlikeleri bertaraf etmek için, her türlü tedbiri almak zorunda. ABD, Almanya yahut başka devletlerin bu konuda rahatsız olması, kaygı duyması vs. hiç önemli değil. Burada unutulmaması gereken husus şudur: Türkiye öyle ikinci sınıf devlet muamelesi görecek bir ülke değildir. Böyle bir küstahlığa kalkışmak hiç kimsenin haddi değil. Ülkemize karşı terör örgütleri üzerinden vekâleten yürütülen, çok sinsi ve kirli bir savaş söz konusu. Bu savaşın arkasındaki mihraklar, son zamanlarda daha net olarak çirkin yüzünü göstermeye başladı. Bekir Bozdağ’ın dün ifade ettiği gibi, gerçekten dünyada Türkiye gibi, aynı anda bu kadar çok sayıda terör örgütüyle mücadele eden bir başka ülke yok. Ve bu örgütlerin tamamının da, kimi bölgesel ve küresel güçlerin gizli-açık destekleriyle ayakta durduğu bilinmeyen bir şey değil.
Maksatları Türkiye’yi belli davranış biçimlerine zorlamak… Özellikle Suriye ve Irak’ta etkisiz kılmak ve Bölgede kurulacak yeni siyasi ve askerî dengelerde, güç yetirdikleri ölçüde devre dışı bırakmak!.. Bütün bunlar olurken, Türkiye şüphesiz büyük bedeller ödüyor. Ne yazık ki, bunun başka yolu da yok. Lakin Türkiye bu kararlı duruşuyla muhakkak istediği neticeyi alacak ve küresel ölçekte çok daha güçlü bir devlet hâline gelecektir. Bu cümleleri bir hamasi nutuk gibi almayınız. Tarihin kanunları işliyor. Hep birlikte sonucu göreceğiz inşallah...

Türkiye
6 Kasım 2016

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

  • YORUMLAR
  • R Kas

    06 November 2016
    2 0
    Su terör bir gun teper geriye. Insaallah.
  • Zehra

    06 November 2016
    3 0
    İnşallah
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER