SİYASET

Faruk Aksoy : Mavi Marmara devlet projesi miydi?...

Tarih
03 July 2016
İzlenme
3945 Kişi

Mavi Marmara konusunda Erdoğan haklı, Bülent Yıldırım'ın bana söylediklerine bakarsanız sadece Erdoğan değil, Davutoğlu da haklı.

“Peki Erdoğan'ın Mavi Marmara yorumu neden tepki çekti?” derseniz, söyleyeceğim ama önce, neden haklılar, konusunu muhatabının ağzından anlatayım.



İHH Başkanı Bülent Yıldırım'a sormuşum,

-Mavi Marmara bir devlet projesi miydi?

Bülent Bey, cevap vermiş,

-Keşke devletin böyle bir aklı olsaydı, keşke devlet böyle bir proje yapabilseydi, bu devlet tam yüz yıldır Ortadoğu'dan kovulmuştu, Ortadoğu'ya giremiyordu, Mavi Marmara'dan sonra girebildi…

Sonra devam etmişim,

-Bülent Bey, o gemide yardım malzemeleri dışında silah ve benzeri şeylerin olduğu da iddia edildi, ne vardı gemide?

-Bu utanmazlar, bunu da söylediler, yardım malzemesi dışında hiçbir şey yoktu, gemi baştan sona arandı zaten…

-Peki neden vuruldunuz, başka yardım gemileri de gitti, özellikle sizi neden vurdu İsrail?

-Biz nerede vurulduk, biliyor musunuz, tam doğalgazın çıktığı yerde, bizi vuran İsrail, “Türkiye'ye, bu gaz bizimdir, sizin burada hakkınız yok” dedi.

-Yani?...

-Yanisi şu, İsrail, Mavi Marmara'yı değil, Türkiye'nin Akdeniz'deki çıkarlarını vurdu, Türkiye'ye, “Kendi sınırlarına çekil, başını kaldırma!” dedi, bu İsrail, KKTC'de liman satın alıyor, İsrail'in çıkarları söz konusu olunca bizim milliyetçilerden ses çıkmıyor ama…

(İsrail, doğalgaz yataklarını korumak için bize vurdu diyorsunuz, o halde siz de Türkiye adına doğalgaz yataklarından pay almak için mi gitmiş oluyorsunuz, diye sormamışım, keşke sorsaymışım…)

-İHH, Ak Parti'nin yardım kuruluşu mudur, çok mu yakınsınız Ak Parti'ye?

-Bosna'da soykırım yapılırken kuruldu İHH, hedefimiz Bosna soykırımını duyurmaktı, toplumları bilinçlendirmek, devletlerin dikkatini çekmek, amacımız buydu, her hükümet döneminde yaptık bunu, sadece Ak Parti zamanında mı yaptık, Kosova'yı da Çeçenistan'ı da biz duyurduk, bakın Necdet Sezer, bizi sevmez, hatta hiç sevmez ama ona bile Afganistan raporu hazırladık, durumu anlattık.

-Sezer, size cevap verdi mi?

-Evet, geri dönüş oldu, bizi sevmezdi ama yine de meseleye müdahil oldu, bizim Ak Parti ile özel bir yakınlığımız yok, hepimiz Erbakan Hoca'nın talebeleriyiz, oradan tanışıyoruz, çok az nazımız geçerse geçer, hepsi bu, olanı biteni anlatırız, hükümetin canı isterse yardım eder istemezse etmez.”

-Peki sadece İslam coğrafyasına mı yardım ediyorsunuz?

-Haiti'ye, Japonya'ya, İtalya'ya, Yunanistan'a giden ilk yardım kuruluşuyuz, Amerika Telafer'i bombalıyordu, Telafer'deki tek yardım kuruluşu İHH idi, aynı anda Katrina Kasırgası'yla boğuşan Amerika'ya da yardım eden yine aynı İHH idi, din, dil, ırk ayırımı yapmadık.”

-Gülen Cemaati'nin Mavi Marmara konusunda ciddi eleştirileri var, ne ifade ediyor bunlar sizin için?

-Cemaat, bizi linç ediyor, bizim bir problemimiz yok, biz İsrail'e karşı yola çıktık, Gülen Cemaati, İsrail'le beraber bize karşı çıktı, bu ilginç değil mi sizce, biz, hiç olmazsa kır zencisiyiz, Cemaat ise ev zencisi, kabullenmişler her şeyi, Hocaefendi, Mavi Marmara'da hayatını kaybedenlere “şehit” demiyor, bu Filistin davasında ölen hiç kimsenin şehit olmadığını anlamına geliyor.”

-Başka ne diyor Hocaefendi sizin için, sizi korumaya çalışmış olabilirler mi acaba?

-Bakın Faruk Bey, bu Cemaat “Son dönemde yaşananların bilinmeyen yönleri” başlığıyla bir kitapçık yayınladı.

-Ne var o kitapçıkta?

-Mavi Marmara'yı organize eden Bülent Yıldırım değil, Tayyip Erdoğan'dır, diyor, o kitapçık, size bütün samimiyetimle söyleyeyim, hem Başbakan (Erdoğan'ı kastediyor), hem Davutoğlu, Mavi Marmara'ya gönüllü olmadılar, engel olmak istediler, “Biz STK'yız, organize oluruz ve gideriz, bizim uluslararası alanda haklarımızı savunun yeter” dedik ve gittik...”



Tam iki buçuk yıl önce, bana, canlı yayında anlattı bunları Bülent Yıldırım, “Erdoğan'a, Davutoğlu'na, devlete rağmen gittik” dedi.

O halde neyi tartışıyoruz biz?

Şunu,

Hükümet, “Seyahat sakıncalı, gitmeyin” dediği halde vurulan gemiyi, uzun süre gündemde tuttu, sahiplendi, savundu, bütün dünya, Mavi Marmara'nın, bir devlet projesi olduğuna inandı, hükümet de o dönemde buna itiraz etmedi.

Şimdi İHH da, Erdoğan'ın, “Bize sordunuz da mı gittiniz?” demesini, yadırgadı ve duygusal kırılma yaşandı.

Peki işin tersini düşünelim,

Nasıl olsaydı, Akdeniz'de vurulan yardım gemisi için, hükümet kanadından “Tüm telkinlerimize rağmen gittiler maalesef, üzüntülüyüz” açıklaması mı gelseydi?...

Yahu madem büyük işlere kalkıştınız, işin içinde devlet mevlet var, o zaman Mehmet Ağar gibi takılmayı öğrenin biraz canım!...

“İsrail bizi gaz için vurdu” dediğinize göre, neyse…

İHH, candır, ama bazen canı korurken, can sıkan şeyler de yaşanabilir.

İHH'yı, sigorta şirketi zanneden yanaşmalara aldırmayın, herkes vazifesinin başına dönsün, işine gücüne baksın…

Yenişafak
3 Temmuz 2016

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER