SİYASET

Ersoy Dede : Alçaklık Hürriyeti

Tarih
18 May 2015
İzlenme
1548 Kişi

18 Mayıs 2015

Mısır’ın seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi, ABD ve Avrupa Birliği’nin desteğiyle hükümeti devirerek iş başına gelen Sisi Yönetimi tarafından idam cezasına çarptırıldı.. Allah’ın izniyle elbette böyle bir ceza infaz edilemeyecek. Mursi çıkacak ve halkının önünde yürüyerek başlattığı devrimi tamamlayacak. Başta Sisi olmak üzere, Mursi’yi ipe göndermeye heveslenen faşist darbeci rejim ise bu günlerin bedelini en ağır şekilde ödeyecek.  

Mursi’ye idam kararı çıkınca antierdoğan cephesi algı operasyonlarına başladı.. Hürriyet internet sitesi önce “Son Dakika” diye bir kapak yayınladı. Üzerinde resim olmayan bu kapakta; “%52 ile seçilen Cumhurbaşkanı için idam kararı” ifadesi yer aldı.. Hürriyet bununla da kalmadı, bir süre sonra bu kez, Erdoğan’ın fotoğrafını vererek üzerine “Yüzde 52 oy aldı idam kararı verdiler” diye yazdı. Erdoğan fotoğrafı var. Yüzde 52 oy vurgusu yapılmış.. Ne demeye çalıştıkları öyle bariz belli ki..  Bunu Mısır’da eli kanlı Sisi rejimi iktidara geldiği günden beri söylüyorlar.. Faşist Gezi Kalkışması sırasında manüplasyon üssü olarak çalışan Halk Tv’de ne yazmışlardı ekrana hatırlıyor musunuz?.. “Mısır’ın Tayyip Erdoğan’ı devrildi”.. Bu zihniyet en başından beri böyle… Şimdi idam kararı çıkınca da içlerindeki antierdoğan duyguları su yüzüne çıktı.. 

Dün Sedat Ergin, gazetesi adına açıklama yaptı köşesinden. “Bakın Erdoğan da konuşurken yüzde 52 vurgusu yaptı, demek ki biz yanlış yapmamışız” gibi ifadelere yer verdi.. Yılların Sedat Ergin’i.. Anlamadığını mı zannediyorsunuz asıl derdin ne olduğunu?.. Elbette buz gibi biliyor kendi yaptıkları operasyonun ne olduğunu. Ve vatandaşın bunu nasıl okuduğunu. Size başlıkları verdim.. Şimdi soruyorum.. Erdoğan’ın fotoğrafını verip, altına “yüzde 52 oy aldı idam kararı verdiler” diye yazmanızın gerçek nedeni nedir?.. Aynen Sedat Ergin’in yazdığı gibiyse, böyle tarihî ve vahim bir algı yanlışı nedeniyle o editörün bir daha haber yapmasına izin vermemeniz gerekir.  Ama eğer zihniyet buysa o konuda da zorlamayın..  Yani  eğer Sedat Ergin’e rağmen ya da kurumsal olarak başka bir politika izlenmesine rağmen içeriden birileri elbet bunu yapacaksa o zaman da ben Aydın Doğan’a acırım.. 

Bakın 17 Aralık Darbe günleriydi.. CnnTürk’ün programcıları; Şirin Payzın, Cüneyt Özdemir, Ahmet Hakan falan, sabahtan akşama ellerinde bir beyzbol sopası, gelişine çakıyorlardı.. O günler Enver Aysever de beni davet etti programına.. Uzun uzun anlattım. Eve geldim programın tekrar yayını izliyorum, bir de ne göreyim!.. Ekranda şöyle bir ifade; “.. DEDE: Gezi Direnişi bla bla bla…” Ya hu el insaf.. Ben o Faşist Kalkışma için, “direniş” ifadesini kullanmış olabilir miyim?..  Ama belli ki rejideki bir gezici, muhtemelen de kategorik olarak bana gıcık biri, beni o ekranda savundukları şeyleri eleştirirken görmekten mutsuz bir arkadaş, ‘yolunda bulunan karınca’ misali kendi elinden gelen tek şeyi yapmış, lafımı çarpıtarak ekrana yazmış..  

Şimdi artık geldiğimiz durum çok ciddi.. Sedat Ergin’in böyle açık mektuplarıyla, baş yazılarıyla falan kurtarılacak gibi değil.. Hürriyet Gazetesi açıktan ve göstere göstere darbe şakşakçılığı yapıyor. Türkiye’yi Mısır ya da Suriye yapmanın hayalini kuruyorlar. Seçilmiş Cumhurbaşkanımızı ima ederek yaptıkları yayın, ona oy veren 21 milyon seçmen ve aileleriyle birlikte 50 milyon fert için bizzat ‘tehdit’ olarak algılanıyor.. 1960 Kanlı Faşist Darbesi’ni yaşamış bu halk için, böyle algılanması da çok doğal..  Bugün için acilen yapılması gereken ise artık bu yayınların hukuk eliyle susturulması. Yok öyle.. Darbe sevicilik yapacaksınız, terör örgütüne örgüt demeyeceksiniz, köşelerinizden aleni millet düşmanlığı yapacaksınız, hepimizi aşağılayacaksınız, evine ayakkabıyla girmeyeni, öğle yemeğinde beyaz şarap içmeyeni, Fausto Zonaro tablolarına ilgi göstermeyeni, Jazz-Blues dinlemeyeni hamam böceği gibi görecek göstereceksiniz, sonra da hiçbir şey olmamış gibi ‘ama biz öyle demedik ki’ deyip yolunuza devam edeceksiniz.. Edemeyeceksiniz.. Sizin istediğiniz hürriyet, fikir hürriyeti falan değil, olsa olsa ‘Alçaklık Hürriyeti’ olabilir..  Kalın sağlıcakla.

YeniAkit

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

  • YORUMLAR
  • ALPERENyavuz

    18 May 2015
    0 0
    Atalarımız geçmişte, Nizam-ı Alem için İlah-ı Kelimetullahı davası uğruna ne oyunlara göğüs germiş ne canlar vermiş. Evet bugün de bu mücadeleyi verenler var. Bugünde oynanan nice oyunlar var. Ancak bugün dünden daha zor bir gün, ekseri ahalinin derdi menfaat çıkarları veya çevresindeki bir kaç mürekkep yalamış, ancak bir baltaya sap olamamışların ağzından çıkanları peşinen kabul etmek. Ne bir merak ne araştırma ne ileri görüşlülük yok. Varsa yoksa, menfaat, inat, görüpte duymamak, duyupta anlamak hali hakim. Bugün ne Erdoğan'ın şahsı nede bir başkasının hayatı önemli, bugün Büyük İslam Davasının ayakta ve sahipsiz kalmama ve hala diri olduğunu, zalimin oyunlarının tutmayacağının gösterme zamanı. Eğer Erdoğan hainse onuda alaşağı etmek, asmak bizim görevimiz ve bize düşer. Düşmanın oyunlarına alet olmayalım. Allah tealanın rahmet ve selamı üzerinize olsun
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER