DÜNYA

Abdullah Muradoğlu : Çin ile ABD arasında ticaret savaşları mı başlıyor?

Tarih
27 February 2018
İzlenme
1829 Kişi
 ABD’nin Türkiye, Rusya, Çin, İran, Irak, Suriye, Afganistan, Kuzey Kore, NATO, NAFTA, uluslararası ticaret ve İklim Değişikliği gibi başlıklarda yaşadığı çelişkiler büyük ölçüde Trump yönetimi içindeki ideolojik görüş ayrılıklarından kaynaklanıyor. Öte yandan bu başlıklarda yaşanan çelişkiler “Cumhuriyetçi Parti”nin ana akım geleneksel çizgisini de tartışmaya açıyor. Trump yönetimi içindeki Ulusalcılar-Küreselciler çatışması bununla ilgili.

 

“Ulusalcılar” olarak kendilerini niteleyen Trumpçılar’a göre Trump partiyi ve ABD’yi ‘küreselci’ çizgiden kopararak Amerika’yı yeniden büyük yapacaktı. Trump Başkan seçildikten sonra Kabine ve “Beyaz Saray”daki önemli pozisyonları biraz oradan, biraz buradan misali “Ulusalcılar” ve “Küreselciler” arasında paylaştırdı. “Ne yardan geçiyor, ne serden” deyimiyle ifade edebileceğimiz bu paylaşımın iç çatışmaya yol açacağı belliydi.

Trump, “Ulusal Ekonomi Konseyi”nin başına yatırım bankacılığı alanında faaliyet gösteren “Goldman Sachs”ın eski CEO’larından Gary Cohn’ı atadı. “Küreselci Cohn”, Trump’ın baş ekonomi danışmanı olarak da görev yapıyor. “Ulusal Ticaret Konseyi”nin direktörlüğüne ise keskin Çin karşıtı çizgisiyle tanınan korumacı ekonomistlerden Prof. Peter Navarro’yu getirdi. Keza Ticaret Bakanı Wilbur Ross da Navarro ile benzer yaklaşımlara sahip. Şu sıralarda bu hizipler arasında, Çin başta olmak üzere başka ülkelerden ithal edilen çelik ve aliminyum ürünlerine yüksek tarifeler getirilip getirilmemesi konusunda bir mücadele var.

Ulusalcılar için “çelik meselesi” ABD’nin yerli imalatını baltalayan ve askerî endüstrisinin hassas sektörlerini ilgilendiren bir ‘Ulusal Güvenlik’ meselesidir. Küreselciler’e göreyse, ithal çeliğe getirilen kısıtlamalar ABD’nin müttefikleriyle ilişkisini zedeleyeceği gibi Cumhuriyetçi Parti’yi serbest ticaretçi çizgisinden de koparacak. ABD, ‘Komünist Çin’in “Dünya Ticaret Örgütü” üyeliğini destekleyerek ülkeyi küresel ekonomik sistem içerisinde dönüştürmeyi tasarlamıştı. Ulusalcılar Çin’in DTÖ kurallarını istismar ederek haksız şekilde büyüdüğünü, ABD ekonomisine ve küresel liderliğine zarar verdiğini savunuyorlar. Ulusalcılar için Çin’in yükselişi, ABD’nin düşüşü anlamına geliyor. “Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi”nde Çin’in öncelikli tehdit olarak görülmesi, ABD’nin küresel liderliği kaybetme korkusunun yansıması.

Trump bir an önce Çin ürünlerine yüksek gümrük tarifeleri getirilmesini istiyor. Hizipler arası çekişme böyle bir kararın alınmasını geciktiriyor. Zira yüksek tarifeler Çin ile ABD arasında “ticaret savaşları” başlatacak. Savunma Bakanı James Mattis, “Ulusal Ekonomi Konseyi” direktörü Gary Cohn, Dış İşleri Bakanı Rex Tillerson, “Ekonomi Danışmanları Konseyi” başkanı Kevin Hassett ile Trump’ın Uluslararası Ekonomik İlişkiler danışmanı Everett Eissenstat bir taraftalar. Karşı taraftaysa Ross ve Navarro yer alıyor. General Mattis ve “Pentagon” yüksek tarifelerin ABD’nin müttefiklerine zarar vereceğini savunuyorlar. Çatışmanın medyaya yansıması üzerine Beyaz Saray’dan yapılan açıklamadaysa “Başkan’ın Beyaz Saray’daki ekibi, Başkan’ın Amerikan halkının çıkarları doğrultusunda en iyi kararı vermesi için gerekli tüm bilgileri sağlayacak bir süreci yönlendiriyor” denildi.

Donald Trump’ın Başkanlık koltuğuna oturmasından itibaren “serbest ticaretçiler” ve “korumacılar” arasındaki ideolojik savaşa defalarca dikkat çekmiştik. Son haftalarda Washington’ın gündemini “Bireysel silahlanma”, “Robert Mueller soruşturması” ve ABD Büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınma işlemin erkene çekilmesinin yanı sıra ABD askerlerinin Kongre kararı olmaksızın Suriye’de savaşması gibi başlıklar işgal ediyor. Şimdi bu gündeme Çin ile ticaret savaşları başlatacak gümrük tarifeleri tartışmasını da ilave etmek gerekiyor.

Yenişafak
27 Şubat 2018

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER