EKONOMİ

Muhammed Tayyar Türkeş : Borsa operasyonları

Tarih
30 December 2020
İzlenme
1440 Kişi
Borsanın ufak tefek taşları başlıklı yazım oldukça ses getirmiş olmalı ki telefonlarım susmak bilmedi. Arayanlar arasında mağduriyetlerini anlatanlar,tebrik edenler yanında bir de arkadan dolanıp para babalarına  bilgi aktarmaya çalışan, ajanlar mı ararsın , bağlı bulunduğum kurum olan Bursa TV ye reklam vermek isteyenler mi ararsın...  Anlaşılan sırça köşklerinde ve yalılarında oturup bu milletin emeklerini sömürenler ve spekülatörler oldukça rahatsız olmuşlar.  Verdiğimiz rahatsızlık için özür dilemiyoruz . Şuraya da bir not düşelim; Ne ben ne de bağlı bulunduğum Bursa TV bugüne kadar yaptığı haber nedeni ile hiç bir kişiden  reklam almamıştır.
Aksini ispat edenin alnını karışlar bu işi bırakırız.
Bu bağlamda bize reklam vermeye çalışacağınıza doğru düzgün bir iş yapında  bu ülke hedeflerine ulaşabilsin.
Bu yıl başka yazı yazmayı düşünmüyordum, ama yazmak artık şart oldu. 
Şimdi Buz dağının görünen yüzünden yazımıza  devam edelim..
Amacımız temiz, derinliği olan ve kuralların gerek yatırımcı gerekse işlem gören şirketlere eşit olarak uygulandığı bir borsa.
Hal böyle iken geçen yazımda belirttiğim üzere Borsa İstanbul üç beş oyuncunun eline geçmiş durumda.
Yabancının olmadığı, denetimin tam yapılmadığı ya da gemisini yürütenin kaptan olduğu bir piyasada olan maalesef küçük yatırımcıya oluyor. 
Nasıl olmasın ki? 
Örneğin borsada işlem gören bir şirket düşünün halka açıklığı %90’ın üzerinde ve Türk Ticaret Kanunu gereği yapması gereken genel kurul toplantısını nisap sağlanmadığı için yapamadığı halde yıl içinde iki defa bedelli sermaye artışı yapıp yoluna devam ediyor. Yatırımcının sırtından patronluk yapmak Türk işi borsa olmalı. İşin ilginç yanı bu sermaye artışlarında kurula ballandıra ballandıra anlatılan sermaye artışından elde edilecek fonun kullanım raporunun gerçekleşmesi ise maalesef kağıt üstünde kalıyor. Olan yıllardır temettü alamadığı halde yıl içinde iki defa bedelli sermaye artışına katılan küçük yatırımcıya oluyor.  Aynı durum halka açıklığı yine %80, 90’larda olan şirketlerde imtiyazlı hisseler vasıtasıyla yapılıyor. İmtiyazlı hisseler nedeniyle yönetsel hakimiyeti ele alan ve yönetimi kaptırma endişesi olmayan patronlar da istediği oyunu rahatlıkla oynayabiliyor. 
Görüştüğüm uzmanlar halka açık şirketlerde imtiyazlı hisse olmamalı ve kurumsal kimliği olmayan şirketler borsa da işlem görmemeli diyor.
Olması gereken bir borsa için gerek halka arz aşamasında gerekse sonrasında yaşanan olumsuzluklar karşısında SPK ilgili bakanlık marifetiyle yasal düzenlemeler için ön ayak olmalı. Bu noktada BİST’te yapılan Yıldız Pazar, Ana Pazar, Alt Pazar ayrımının da çok teknik bir önemi yok. Ana pazarda olan istediği atı rahatlıkla oynatabiliyor. Son zamanlarda borsada işlem gören şirketlerin aşağı ve yukarı hareket marjlarının sınırlandırılması, aşağı yönde devre keserken yukarı çıkışların engelsiz olması kendi içinde tezat oluşturmuyor mu?  Halka açık şirkete ait hisselerin  %5’ini alana nasıl bildirim zorunluluğu getiriliyorsa satmadan 1 gün önce de bildirim zorunluluğu getirilmeli.
Getirilmeli ki TSKB gibi güzide bir bankayı hallaç pamuğu gibi atmasınlar.  
Bir de son zamanlarda yapılan halka arzlar var ki tam evlere şenlik. Hatırlıyorum önceden yapılan halka arzlarda spekülatörler fazla hisse alabilmek için herkes nüfus cüzdanı toplardı. Eskiden iskontolu ya da herkesten çok hisse alan spekülatörler şimdilerde bazı aracı kurumlar ve bazı patronlarla ele ele verip halka arz işleminde taleplere 110 ile 1000 lot arası hisse dağıtıyorlar ve halka açılan şirketler günlerce tavan gidiyor. Herhalde bu durumda patronlar ah vah edip şirketi ucuza halka arz ettik diye saç baş yoluyordur. 
Borsa İstanbul yükselişte | Borsa HaberleriBir de teknolojik gelişmelerin, digital çağın yarattığı handikaplar var ki son zamanlarda SPK bu tür sitelere ve kişilere karşı da savaş açmış durumda. Telegram gruplarından, twitter sayfalarından hisseleri ve piyasayı domine eden, saadet zinciri kuran oyuncular var. İstinye koridorlarından gelen bilgiye göre, twitterda BIGTRADER , @AYI_BOGA ismiyle yazan oyuncunun yazdığı her hissede show yaptığı ve mübarek kardeşler olduğu konuşuluyor. SPK tarafından kesilen cezaların, işlem yasaklarının, yatırım danışmanlığı değildir yazılarının da pratikte bir önemi de yok zira yan hesaptan çok rahatlıkla devam ediyorlar. 
Aynı şekilde yasal izni olmayan bahis şirketleri gibi izinsiz foreks işlemi yapanlar da hayli fazla.  Her SPK bülteniyle onlarcası kapatılsa da mantar gibi ürüyorlar. Kanaatimce BİST için özel yetkili ve görevli mahkemeler kurulmalı mevzuat güncellenmeli, hürriyeti bağlayıcı cezalar vergi suçları gibi başka bir cezaya çevrilmemeli.  
İşin ilginç yanı borsadan bu kadar gelir elde edilirken temettü gelirleri dışında vergilendirme yok. Asgari ücret bile vergilendirilirken milyarlarca dolar kazanan borsa yatırımcılarından vergi alınmaması kendi içinde çelişmiyor mu? Tamam borsayı özendirelim lakin kimin ne kazandığını da bu devlet bilmesin mi? Zira Dünyayı parmağında oynatan ABD, kör doların bile nerede, kimde olduğunu biliyor.
İşte tamda bu sebepden dünyayı parmağında oynatabiliyor.  
Gübretaş yazımdan sonra hissenin performansı maşallah oldukça iyi gidiyor.
Bizim hisse performansı ya da kurumsal kimliği, kişiler ile işimiz yok. İşimiz kapalı kapılar ardında dönen dolaplarla, 83 milyonun akıllıları ve karda yürüyüp izini belli etmeyenlerle. On parmağında on marifet Gübretaş yönetim kurulu üyesi Mehmet Tunçak ile  yolları Gübretaş’ta kesişen taze milyarder Oğuzhan Şahinkaya ve yakın arkadaşlarını ayrıca  bilgi paylaşımı yapıp kendi adına bir lot hisse almadan milyar milyar kazanan aklı üstün
iş adamı kılıklı arkadaşların hepsini gönülden tebrik ediyorum.

yazının devamı

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER