GÜNCEL

Melih Altınok : Yaprağını yerken kıtır kıtır, sapına gelince me!

Tarih
01 January 2021
İzlenme
1421 Kişi

Bu başlığı daha önce de kullanmıştım, kusura bakmayın. Fatih Altaylı'nın yılbaşı yasaklarıyla ilgili çıkışını duyunca dayanamadım.
Beyefendi özetle diyor ki: "Kimsenin yılbaşı gecesi eğlencesine kimsenin polisi karışamaz."
Bence de ama, arkadaş sen değil misin pandemi sürecinin başından beri maskesini burnunun altına indirmiş vatandaşı bile burada ağzıma alamayacağım sıfatlarla "sorumsuz" diye yerden yere vuran...
Asayiş tedbirine dönüşen yasakları "Yetmez ama evet" diye alkışlayan...

İnsanlar ölürken camiye gitmenin, Bodrum'a kaçmanın, sahilde yürümenin, spor yapmanın, komşuya uğramanın hatta ekrana maskesiz çıkmanın "lüks" olduğunu söyleyen...
Saçma sapan izolasyon tedbirlerine itiraz eden vatandaşa daha sert müdahale etmesi için polisi yüreklendiren...
Ne oldu şimdi, reyting diye homurdanarak yediğin pandemi marulunun sapına mı değdi dişin?
Yılbaşında planın mı vardı yoksa?
Şimdi anlıyor musun, eğlence planı değil, hayatı bozulan esnafın izolasyon tedbirlerinden niye yakındığını?
Tuzu kuru Nusret gibi, "N'olcak lokantalar da üç beş hafta kapanıversin, pandemide olur o kadar" diyerek gündelik kazanıp yaşayan insanların üstüne serpiyordun ya...
Daha durun...
Yalnızca Altaylı değil... Pandemi bahanesiyle temel hak ve özgürlüklerimiz tırpanlanmasın diyen meslektaşlarını "Bozgunculuk yapıyorlar" diye "yetkililere" şikâyet eden yasakçılar da o sapı bir gün dişleyecekler. Anlamsız yasakların neden olduğu sıkıntıların ucu kendilerine değince uyanacaklar.
Fark ediyorsunuzdur, sert tornistanlar başladı bile.

***

TABİİ Kİ UMUTLUYUM

Pandemi sürecinin başından beri kamuoyuna korku pompalanmasını eleştiriyorum.
Çünkü panik yaratmanın bazen işleri kolaylaştırsa da son tahlilde mutlaka çözümü geciktireceğini biliyorum.
Evet, gündelik hayatımızı nasıl devam ettireceğimizi en ince ayrıntısına kadar tanımlama ayrıcalığı elde eden Bilim Kurulu'muzun hali de ortada.
İktidara önerdikleri asayiş tedbirleri, eski MGK'lardaki askerin devlete tavsiye niteliğinde önerdiği ama değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen kararlarını hatırlatıyor.

Uysan bin dert uymasan ayrı dert... Nasıl olsa sandıkta ya da başka bir yerde tercihlerinin hesabını vermeyecekler.
Medya ise her kriz döneminde olduğu gibi, çözümün çıkacağı sağduyu zeminini yaratmak yerine, küresel egemen söylemin borazanına dönüşmüş halde. Özgürlükçü siyasi damarı cesaretlendireceğine, bozuk plak efektiyle korku saçıyor.
Üstüne üstlük istisnalar hariç tüm modern dünya, çağdaş Batı bu halde.
Ama hâlâ "Bu iş hiç bitmeyecek galiba" karamsarlığında değilim.
Çünkü tüm dünyanın itildiği zorunlu güzergâhtan yine en önce Türkiye'nin çıkacağına inancım tam.
Böylesine tehlikeli sulardan geçtiğimiz bir dönemde geminin dümeninde Erdoğan gibi bu iradeyi defalarca göstermiş, doğruda ısrar edip rotayı tutturan, nereye varmak niyetinde olduğunu bildiğimiz bir kaptanın olması en büyük şansımız.

***

KİMİNİN KÂBUSU KİMİNİN DÜŞÜ

Koronavirüs aşısını bulup göğsümüzü kabartan BioNTech'in kurucusu Türk asıllı Alman vatandaşı Uğur Şahin kâbus gibi açıklamalarda bulunmuş. Gazeteler öyle diyor.
Şahin, "Salgın ne zaman bitecek?" sorusuna "10 yıl" cevabını vermiş. "Normal hayatımıza ne zaman döneceğiz?" diyenlere ise "Normal hayat için yeni bir tanımlama yapılması gerekiyor" demiş.
Ne deseydi adamcağız?

O kadar çalıştı, yatırım yaptı aşıyı buldu. Peynir ekmek gibi de satıyor, siparişlere yetişemiyor. Ve bu icadı sayesinde bir yılda Forbes'un milyarderler listesine girdi. "Sürse sürse üç beş ay daha sürer" diyecek hali yoktu ya.
Neticede karşısında yerini korumaya çalıştığı rakibi, koronavirüs aşısı geliştirdikten sonra bu yıl serveti 4.1 milyar dolara ulaşan ABD merkezli Moderna şirketinin Fransız CEO'su Stephane Bancel var. O da Forbes'un listesinde Şahin'in hemen altında.
Korkmayın, tatlı bir rekabet işte.

***

MUSTAFA AŞIKARTOĞLU

uyantürkiyem on Twitter: "Hele bir AŞI gelsin,okullar açılsın Mustafa kartoğlu, Bakalım kim kimin çocuğuna engel olucak yüreğe sahip‼‼‼ Siz var ya,siz...‼‼… https://t.co/Qm5s8qvSVi"Akşam gazetesi yayın yönetmeni sevgili dostum Mustafa Kartoğlu geçen gece 24 TV'de soyadının hakkını verdi."Ailesinin aşı kartı olmayan çocuğun olduğu hiçbir sınıfa çocuğumu göndermek istemem" dedi. Bildiğim kadarıyla risk grubunda olmayan çocuklar zaten aşılanmayacak. 

yazının devamı 

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER