GÜNCEL

Ferhat Ersin : Muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için önerilerim var

Tarih
18 November 2018
İzlenme
651 Kişi

Ülkemiz, devletimiz, milletimiz son yıllarda birçok badire atlattı; iç ve dış saldırılara maruz kaldık. İçeriden hainler, dışarıdan düşmanlar çeşitli ayak oyunlarıyla bizi yok etmeye, yek ekmeğe muhtaç hâle getirmeye uğraştı, hâlâ da uğraşıyor. Hamdolsun ki tüm bu saldırılar karşısında sendelesek de ayakta kalmayı başardık hatta güçlenerek çıktık. Ancak kat etmemiz gereken çok mesafe var henüz önümüzde…

İşte ben de her gece yastığa kafamı koyduğumda ülkemiz neden muasır medeniyetler seviyesine çıkmadı diye düşünüp çözüm yolları arıyorum. Birkaç önerim var:

Öncelikle ülkemizdeki heykel sayısını yeterli bulmuyorum. Bu kadar az heykel bizim gibi gelişmekte olan bir ülkeye yakışmıyor. Hâlâ heykel dikilmemiş köylerimiz var düşünebiliyor musunuz? Tez elden ülkede heykeli dikilen insan sayısını ve heykel miktarını artırmalıyız. Ne kadar çok heykel, o kadar az sorun; ne kadar çok heykel, o kadar çok ekmek; ne kadar çok heykel, o kadar çok zenginlik; ne kadar çok heykel, o kadar az dert ve sıkıntı… Bazen yapılan heykeller, yapılan kişiye benzemeyebilir ama bu kadar heykel içinde üç beş tane böyle iş kazası yaşanabilir. Üzülmeyin, heykelin kafasını kesip yerine yeni bir kafa yaparız, olur biter. Bu gibi durumlar, daha çok heykel yapma şevkinizi kırmasın!..

O zaman var gücümüzle heykel dikmeye başlıyoruz. İşte sloganımız: “Heykelsiz hane kalmasın!..”

İkinci olarak ülkemizdeki kutlamaları, anmaları da çok yavan buluyorum. Milleti olayın içine daha fazla katmalıyız. Sadece kamu personelinin ve öğrencilerin resmi bayramlarda, özel günlerde zorunlu kutlama personeli olarak kalmasını çok yetersiz görüyorum. Bu konuda 10 Kasım törenlerine katılmayan imam hakkında soruşturma açmış olan İzmir müftülüğünü tebrik ediyorum(!) ama yetmez bence, hemen İstiklal Mahkemesi kurulup tez elden bu imam ve türevleri idam edilmeli. Bu müftüye de madalya verilmeli, hatta mümkünse Diyanet İşleri Başkanlığı bu adama bağlanmalı ki Türkiye bir din adamı görsün!.. Ne demek bir imamın 10 Kasım törenlerine katılmaması; bu ne cüret, bu ne küstahlık? İnancına aykırı olabilir ama sen işini profesyonel yapacaksın!..

Hani bir fıkra vardır: Hutbede ateist olduğunu itiraf eden imamı Diyanet İşleri Başkanlığı istifaya davet eder, imam ise "Ben inanırım, inanmam ayrı konu ancak işimi en iyi şekilde, layığı ile profesyonelce yapıyorum." sözleriyle istifa etmesini gerektiren bir durumun olmadığını söyler.

İşte, bu soruşturmayı açan müftü de bu imam kadar işini profesyonel yapıyor ve bu müftüye de böyle profesyonel imamlar lazım!.. Tez elden soruşturma açılan imamın görevine son verilip yerine profesyonel(!) imamlar atanmalı; soruşturmayı açan müftü madalya ile ödüllendirilmeli ki bu konuda adım atacak olanlar cesaret alıp daha uçuk uygulamalara imza atsınlar!..

Yine son olarak kutlamalar konusunda Kuzey Kore ve Lenin Rusya’sı incelenip örnek alınmalı… Halk kutlamalara zorunlu katılmalı, anma günlerinde saatlerce ağlamalı; bayramlarda saatlerce alkış tutmalı… Ağlamayı ve alkışlamayı ilk bırakanlar tespit edilmeli ve anında cezalandırılmalı… Bakın bakalım o zaman yas tutmayan ve sevinçli olmayan bir kimse kalıyor mu?

Ülkemiz de muasır medeniyetler seviyesini fersah fersah aşıyor mu aşmıyor mu?

yazının kaynağı

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER