GÜNCEL

İsmail Yaşa : Mısırlı genç olayında soru işaretleri

Tarih
10 Şubat 2019
İzlenme
1269 Kişi

Müslüman Kardeşler üyesi Mısırlı genç Muhammed Abdülhafîz’in Türkiye’ye girişine izin verilmeyerek İstanbul’dan Kahire’ye gönderilmesi vicdan sahibi herkesi üzdü ve tepkilere yol açtı.

Darbecilerin yönetimindeki Mısır’da adaletin olmadığını ve gıyabında idamla yargılanan gencin ülkesinde en azından ağır işkencelere maruz kalacağını aşağı yukarı herkes biliyor.

Abdülfettah Es-Sisi liderliğindeki cuntaya, Rabia’da insanları diri diri yakan ve iki-üç güne bir masum birkaç insanı idam edenlere dost değil düşman dahi teslim edilmez.

Muhammed Abdülhafîz’in İstanbul’dan Kahire’ye gönderildiği bilgisi sosyal medyaya düştüğü andan itibaren ne olup bittiğini anlamak için Arapça ve Türkçe haberleri takip etmeye çalıştım.

Gerçekte neler yaşandığını bilmeden pozisyon alanların ve “Erdoğan Mısırlı genci Sisi’ye teslim etti” algısı oluşturmak isteyenlerin utanmadan yaydığı bilgi kirliliği arasında gerçeğin izini sürmeye çalıştım.

Örneğin, koyu Saadet Partili olduğunu bildiğim biri Mısırlı gencin biletinin İstanbul’dan sonra Kahire’ye değil başka bir ülkeye olduğunu, Türkiye’nin üçüncü bir ülkeye gitmekte olan genci gözaltına alarak Mısır’a gönderdiğini yazmıştı.

Fakat daha sonra gencin biletinin Mogadişu-İstanbul-Kahire olduğu, yani söz konusu şahsın iddiasının yalan olduğu ortaya çıktı.

Mısırlı gencin Kahire’ye gönderilmesi olayında birçok soru işareti var.

Muhammed Abdülhafîz’e Türkiye’de irtibat kurduğu birilerinin İstanbul’a gelmesini ve havaalanında rüşvet vererek ülkeye sokabileceklerini söyledikleri iddia ediliyor.

Bu kişi veya kişiler kim?

Mısırlı gencin samimi arkadaşları mı yoksa pek fazla tanımadığı insanlar mı?

Türkiye’deki Müslüman Kardeşler liderlerine önceden bilgi verilmediği, hatta yetkilileri durumdan haberdar eden Müslüman Kardeşler liderinin Mısırlı genci ilk önce “Cihad Cemaati” üyesi olarak tanıttığı, olaya zamanında müdahale edilememesinde Türkiye’deki İhvan liderlerinin de payı olduğu söyleniyor.

Ayrıca Muhammed Abdülhafîz’in biletinde İstanbul sonrası durağın Kahire olması ölümcül bir hata.

Mısırlı genç ve kendisini yönlendirenler, Atatürk Havalimanı’nda işlerin umdukları gibi gitmeyebileceğini hesap etmeliydi.

Mısırlı gencin Türkiye’ye giremeden yoluna devam etmek zorunda kalabileceği ihtimali göz önünde bulundurulmalıydı.

Bu konuda şöyle bir iddia var:

Muhammed Abdülhafîz, Mogadişu-İstanbul-Kuala Lumpur bileti almak istedi fakat parası yeterli olmadığı için daha ucuz olan Mogadişu-İstanbul-Kahire bileti aldı.

Olabilir.

Fakat bu iddia da bir başka soruyu gündeme getiriyor.

Mısırlı gencin Mogadişu-İstanbul-Kuala Lumpur bileti Türkiye’deki arkadaşları tarafından satın alınamaz mıydı?

Muhammed Abdülhafîz’in başına gelen gerçekten bir iletişim kazası mı, yoksa kendisine ve Türkiye’ye tezgâh mı kuruldu; mutlaka araştırılmalı.

Kaşıkçı’nın İstanbul’da vahşice katledilmesi gibi bu son olay da ülkelerindeki diktatör rejimlerden kaçan muhalifler için Türkiye’nin güvenli bir liman olmadığı algısını oluşturmaya çalışanlara hizmet etti.

Mısırlı gencin uçak içinde çekilen fotoğrafı da - ne yazık ki - bu algıyı oluşturmaya çalışanların değirmenine su taşıdı.

O fotoğrafı çekenlerin ve servis edenlerin niyetlerini sorgulamıyorum.

Kalplerden geçeni Allah bilir.

Fakat o fotoğrafın Mısır cuntasına, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri medyasına malzeme teşkil ettiği bir gerçek.

“Türkiye Muhammed Abdülhafîz’i Sisi’ye teslim etti” şeklinde yaygara koparanlar, o fotoğrafın ve ileri sürdükleri asılsız bir takım iddiaların Mısır cuntasının arayıp da bulamadığı propaganda malzemeleri olduğunun acaba farkındalar mı?

Yoksa gerçekten de tıpkı Sisi yandaşlarının, Suudi Arabistan ve BAE medyasının yapmak istediği gibi, Türkiye’nin mazlum insanlar için güvenli bir yer olmadığı algısını oluşturmaya mı çalışıyorlar?

Ülkemize sığınan mazlumlarla ilgili zaman zaman bir takım sorunlar yaşanabiliyor.

Söz konusu aksaklıkları kişisel veya hizipsel hesaplar uğruna ülkenin çıkarlarına zarar verecek şekilde istismar etmek dürüst insanlara yakışmaz.

Amaç bağcıyı dövmek değil üzüm yemek olmalı.

yazının kaynağı

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

  • YORUMLAR
  • Yaşar

    12 Şubat 2019
    0 0
    Yorumda anlaşılan şu ki bu olayda da bu işi yapanlar, onu ülkeden sınırdışı edenler hariç herkes suçlu.
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER