GÜNCEL

İsmail Kılıçarslan : Finlandiya’dan Cumhurbaşkanı, Danimarka’dan karikatürist

Tarih
17 October 2015
İzlenme
2258 Kişi

17 Ekim 2015

Soru şu: Tarifeli uçakla seyahat eden, işe bisikletle gidip gelen bir Cumhurbaşkanı ister miyim? Cevap da şu: Elbette isterim.
Bunun için ne olması gerekir peki? Mesela İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra müthiş bir 'İskandinav tarzı kalkınma atağı' yapıp dünyada teknoloji lideri ülkeler arasına girmeniz gerekir. 'Elde ettiğiniz teknolojik ürünlerin hammaddeleri için Afrika'da kaç çocuk ölüyor, kaçı sakat kalıyor' falan gibi sorulara girmemeniz gerekir. 'Cep telefonlarımızın camları için gereken madde niçin bazı çocukları öldürür?' diye düşünmemeniz gerekir.

Yeter mi? Yetmez.
Türkiye'nin neredeyse yarısı kadar bir coğrafyada 5 milyon kişilik bir nüfusla yaşayıp gitmeniz gerekir. Yanı başınızda her an patlayabilecek bir, iki, üç, dört, beş savaşın olmayacağı bir jeopolitik konumuzun olması gerekir. 44 bin Amerikan doları düzeyinde bir kişi başı milli gelirinizin olması gerekir.

Yeter mi? Yetmez.
Ülkenizi geceli gündüzlü tehdit eden bir, iki, üç terör örgütünün var olmaması gerekir. Ülkenizin sermaye çevrelerinin 'milli olmak' ve 'milli kalmak'la ilgili bir dertlerinin olması gerekir. Mesela millete senelerce 'montaj araba' satacaklarına 'yerli otomobil üretme'nin derdine düşmüş olmaları gerekir. İsrail başta olmak üzere bütün silah tüccarı ülkelere 'komisyonculuk yapmak' yerine 'hiç olmazsa tüfeğimizi biz üretebilseydik yahu' deyip kolları sıvamak gerekir.

Yeter mi? Yetmez.
10 yılda bir askeri darbe ile bölünmeyen bir 'siyasi gelenek' gerekir. Sivil bir anayasa gerekir. Yerleşik bir 'bir arada yaşama kültürü' gerekir.

Şimdi size hakiki bir soru daha: Bütün bunlar olsun diye kılını bile kıpırdatmayan insanlarla dolu bir ülkede yaşayıp giderken 'adamların Cumhurbaşkanı tarifeli uçakla seyahat ediyor abi' demenin insafla, vicdanla bağdaşır tarafı var mıdır? Cumhurbaşkanı'nın tarifeli uçakla seyahat edeceği bir ülke için ne yaptın? Hangi taşın altına elini soktun? Yerli otomobil mi ürettin? Cep telefonunu sen mi icat ettin? Sivil anayasaya 'evet' mi dedin? Askeri vesayetin gerilemesi için sorumluluk mu aldın? Oligarşik sermayenin arsızlığına 'dur' demek için bir eylem planın mı oldu?

Hele bir de liderleri Amerika'da güvenlik çemberi ile kuşatılmış ultra lüks ve parayla dahi satın alınması zor bir çiftlikte yaşayan bazı adamlar 'Finlandiya Cumhurbaşkanı'nın mütevazı yaşamı' diye yardırmıyorlar mı? Bende devreler asıl orada yanıyor.

Bugün bir de gündemimde HDP'li Yenişehir Belediyesi var. 'Çocuk gelinler' sorunu ile mücadele etmeye karar vermişler. Çok güzel. Elbette 'çocuk gelin' meselesi çok büyük bir sorundur ve bu konuda toplumsal farkındalık oluşturmak da şarttır. Fakat ne olmuş biliyor musunuz: Belediye konuyla ilgili olarak yaptırdığı afişlerde Danimarka'da çizilen ve Peygamber Efendimiz(sav)'i resmeden o çirkin karikatürü kullanmış. Peki, belediye yaptığı bu alçaklığı nasıl savunmuş dersiniz: 'Valla abi biz Google'da arattık, oradan bulduk. Karikatürün Peygamber'e ait olduğunu bilmiyorduk.'

Valla abi, ben de Google'a 'alçak' yazdım… Neyse... İyi bir yere gitmeyecek bu. Yolu değiştirelim.
Düşünün bir. Tüm dünyada büyük infiale sebebiyet vermiş, dört bir yanda protesto edilmiş bir karikatürü Google marifetiyle bulup kendine afiş yapan bir 'vasat altılık'la karşı karşıyayız. Hadi, Google'da bulduğun o karikatürün Efendimiz(sav)'i resmettiğini bilmiyorsun diyelim. O karikatürdeki adamın bir Müslüman kisvesinde olduğunu da mı görmedin? Müslümanları 'pedofili' ile eşitleyen bu karikatürü yayınlarken hiç mi 'yahu acaba yanlış bir şey mi yapıyorum' diye sormadın kendine? Pedofilinin partisinin, sektörünün, çalışanlarının, endüstrisinin olduğu İskandinav ülkelerinden bir fotoğraf, bir çizim aratmak hiç mi aklına gelmedi misal?
Ayrıca üşenmedim, Google'da 'child marriage', 'kid marriage', 'kid bride', 'child bride' başlıklarında görsel aramalar yaptım. Hiçbir aramamda ilgili karikatür karşıma çıkmadı. Yani, kesinkes bir 'yalan' ile de karşı karşıyayız.

Yenişehir Belediyesi sadece iki dakikalığına dürüst olsun ve desin ki: 'Kardeşim biz, son derece bilinçli olarak o karikatürü kullandık. Halktan tepki gelince de böyle saçma sapan bir açıklama yaptık. Aslında bizim Müslümanların hassasiyetleri ile uzak yakın hiçbir ilgimiz yoktur. Peygamber'in resmedilmesiyle ilgili bir derdimiz yoktur. Hatta Müslümanların aşağılanması ile ilgili de hiçbir derdimiz yoktur.'

Ne diyordu Monet: 'Yüz yıllık ressamım, böyle çirkin karikatür görmedim. Hayır. O karikatürü değil; tarifeli uçak ve Yenişehir Belediyesi karikatürlerini kastediyorum hafız. Hepimizi aptal yerine koymaya çabalayan o karikatürleri.'

Yenişafak

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER