SİYASET

Hüseyin Gülerce : Türkmenler ve MİT üzerinden ihanetler...

Tarih
24 November 2015
İzlenme
2805 Kişi

24 Kasım 2015

Sınırımızın dibindeki Türkmen bölgesine, karadan Esed rejiminin, havadan da Rus uçaklarının saldırısı, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ağır tahriki anlatıyor. Ne yapıp edip bizi yangının içine çekmeye çabalıyorlar. Türkiye’nin Suriye’nin politikasını eleştirenler, Rusya’nın saldırıları karşısında susuyorlar.

Rus uçaklarının bombardımanı karşısında bugün susan Bahçeli ve Kılıçdaroğlu, MİT’e ait TIR’ların durdurulması ihanetinde, evet ihanetinde, devletin yanında olmadılar.

Cumhuriyet gazetesi seçime beş hafta kala 29 Mayıs’ta, “İşte Erdoğan’ın Yok Dediği silahlar” manşetiyle çıktı. Türkiye Cumhuriyeti devletinin terör örgütlerine yardım ettiği algısına bir defa daha kendince malzeme sundu. Kılıçdaroğlu ve Bahçeli, verilen pası ertesi gün hemen değerlendirdiler. Kılıçdaroğlu, “Cumhuriyet gazetesi gerçekten de olağanüstü bir habercilik görevi yerine getirdi. Suriye’de dökülen kanların ana sorumlularından birisi AKP iktidarıdır. Orada Müslüman kanı dökülüyor, bunlar ellerine silah veriyorlar” dedi.

Bayburt’ta konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, “Şimdi tüm gerçekler fotoğraflı bir şekilde ortaya çıkmıştır. Adana’da MİT TIR’ları Cumhuriyet Savcılığı tarafından durdurulmuştu. Erdoğan aylarca buna ‘ihanet’ dedi. Aylarca savcının ve askerin meşru ve hukuki tutumunu düşmanlık olarak gösterdi. Davutoğlu 1,5 yıldır gerçekleri çarpıtmış, teröristleri silahlandırmıştır” dedi.

Sadece muhalefet değil, bilhassa Gülen medyası ısrarla Türkiye’yi teröristlere yardım eden bir ülke gibi göstermeye devam etti, ediyor.

MİT TIR’larının Adana ve Hatay’da durdurulması ile alakalı iki ayrı yargılama devam ediyor. Birincisi Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nde görülen ve gizlilik kararı verilen “Adana ve Hatay’da MİT’e ait TIR’ların durdurulması”na ilişkin dava. Üçüncü duruşması, önümüzdeki 26 Kasım Perşembe günü yapılacak. Bu davada tutuklu sanıklar eski Adana Cumhuriyet Başsavcısı Süleyman Bağrıyanık, eski Adana İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Özkan Çokay, savcılar Aziz Takçı, Özcan Şişman ve Ahmet Karaca.

İkinci dava, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Bu davada da 19’u tutuklu 33 muvazzaf asker yargılanıyor. Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin “dosyaların birleştirilmesi” yönündeki talebinin sonucuna göre 11 Aralık’taki celsede bir karar verilecek.

Bu yargılamalar sonucunda nasıl bir ihanete uğradığımız ortaya çıkacak. İkinci davanın iddianamesinden şu bölümü hatırlatayım:

“... Söz konusu operasyonun gerçekleştirme yerinin Adana, tarihinin ise 19 Ocak 2014 olarak seçilmesinde, bu casusluk faaliyetinin, büyük etki doğurması amacıyla tercih edildiği... Bu kapsamda Adana’da Dışişleri Bakanlığı’nın 6. Büyükelçiler Konferansının devam etmekte olduğu, toplantıda dünyanın her yerinden 142 büyükelçi ve pek çok resmi davetli bulunduğu bir günde, söz konusu eylemin gerçekleştirildiği belirlenmiştir. Büyükelçilerin gözü önünde denecek kadar yakın bir yerde olayın gerçekleştirilerek, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Devletini El Kaide’ye yardım ediyor görünümü ile Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne ve Lahey Adalet Divanı’na taşımayı amaçlayan bir casusluk faaliyetinin, önemli bir aşaması olduğu anlaşılmaktadır.”

MİT üzerinden bu ikinci ihanet. 7 Şubat 2012’de MİT müsteşarının Paralel bir kumpasla gözaltına alınmaya çalışıldığını, sonra da Başbakan Erdoğan’ın tutuklanmak istendiğini unutmayalım.

Allah bu millete yardım ediyor. İçeriden, dışarıdan ne kadar çok ihanete uğruyoruz. Paralel Devlet Yapılanması’nın bu ihanetlerin ortasında ne işi var?

Star

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER