SİYASET

Hasan Öztürk : RTÜK’ün frekans ihalesi bitmiş olsaydı...

Tarih
24 August 2016
İzlenme
1865 Kişi
15 Temmuz Darbe Girişimi gecesi ve sonrasında milletin o şanlı direnişine ayak uyduran kurumların başında medya da vardı. Medyanın çoğunluğunun darbeye karşı milli bir duruş sergilemesini görünce bir konuyu hatırladım.

Bundan bir kaç yıl önceydi. Dönemin RTÜK Başkanı Davut Dursun'un anlaşılmaz tutumu nedeniyle “frekans ihalesi” meselesi yeniden gündeme gelmişti. Yüz binlerce dolarlık frekans tahsis ihalesinin yapıldığı dönemde Bakanlar Kurulu'nda konunun tartışıldığı bilgisine ulaşmıştım.


Bakanlar Kurulu'nda bazı köklü kanalların frekans tahsis ihalesindeki rakamların yüksekliği nedeniyle zorlanabileceği konusunda görüş beyan edilince dönemin RTÜK'ten sorumlu bakanının çıkıp şöyle söylediği söylenmişti, “Ne gerek var falanca, filanca kanallara. Bakın artık bir çok farklı kanal var. Rekabet edemeyeceklerse çekilsinler!”


Medyada tekelleşmeye karşı hep mücadele ettim. RTÜK'ün o dönemde ısrarla “frekans ihalesini yapması”na da karşı çıktım. Zira o ihale sonrasında parası olan patronlar bir kaç televizyon kanalı sahibi olabilecekti. Dahası Murdoch gibi neye hizmet ettiği bilinen uluslararası aktörler Türkiye'de çok daha güçlü olacaklardı.


Şimdi bir hayal edin. O ihale sonrası oyun dışına itilen milli medyanın yerine ikame edilecek olan uluslararası medya Gezi'de, 17/25 Aralık'ta ve elbet 15 Temmuz Darbe Teşebbüsü'nde nasıl bir yayın yapardı?


FETÖ'nün onlarca radyosu bir kaç televizyonu onlarca gazetesi vardı. Bir de üstüne yine kökü dışarıda olan yenileri...


15 Temmuz'un hemen ardından Washington Post'tan, BBC'ye, Fox News'ten, Newsweek'e kadar geniş bir yelpazede Türkiye ve Cumhurbaşkanımız Erdoğan aleyhine yayın yapanlar arasına Türkiye içindeki “parayı basıp frekansı almış” kaç televizyon daha katılacaktı acaba?


Bülent Arınç o günleri iyi hatırlar twitter'dan bu konuda da bir açıklama yaparsa aydınlanırız...


Ne dersiniz?


Sosyal medya mı konvansiyonel medya mı

KONDA'nın araştırmasından haberdar değildim
İbrahim Altay'ın SABAH'taki yazısını okuyuncaya kadar.

Meğer KONDA, “15 Temmuz Darbe Girişimi'ni ilk nereden öğrendiniz” diye bir soru sormuş ve ilginç sonuçlara ulaşmış.


“Sosyal medya üzerinden haberdar oldum” diyenlerin oranı sadece yüzde 9!


“Televizyonlardan öğrendim” diyenlerin oranı ise, yüzde 62!


Sosyal medya kendi çalıp kendi söylüyor anlaşılan...


Şimdi anladık mı 'konvansiyonel medya'nın gücünü ve gerekliliğini?


Sokma akıllı maşalar ve büyük millet

“Üst akıl”ın “Sokma akıllı” maşası FETÖ'cü teröristlerin giriştikleri darbeye millet çıplak elleriyle öyle bir şamar vurdu ki ilk günlerde sağır ve dilsiz kalan...


Hatta “karşıdan konuşan” uluslararası çevreler bile bugünlerde söylem değiştirmek zorunda kaldı.


Dünya er geç bu milletin başarısına hayran kaldığını itiraf edecek. (Bakınız İsveç Başbakanı'nın son açıklamaları)


15 Temmuz gecesinden sonra haftalarca “Vatan nöbeti” tutan milletin bu güçlü iradesi şimdi yeni bir aşamaya geçmiş görünüyor.


FETÖ'den “terör taşeronluğu”nu devralan PKK ve DAEŞ'in kan döken, can yakan saldırıları başladı.


Van'da, Bitlis'te, Batman'da, Elazığ'da üst üste bombalı saldırılar düzenleyen PKK terör örgütüne karşı da...


Gaziantep'te bir kına gecesini küçük yaştaki bir canlı bomba eylemcisiyle kana bulayan DAEŞ terör örgütüne karşı da...


Millet aynı tepkiyi verdi.


Dikkat edin günlerdir Doğu ve Güneydoğu illerimizde “teröre karşı birlik” mesajlarıyla dolu kitlesel eylemler yapılıyor.


Ve bu eylemler gece nöbetlerine evriliyor.


Topyekün bir saldırı altında olduğumuzu biliyoruz. Amacın Türkiye'yi önce durdurmak, sonra içeride büyük bir kaosa itmek, nihayetinde lime lime etmek!


Lakin buna ister “Anadolu basireti”, ister “ariflik”, isterseniz “feraset” deyin.


Millet olup bitenin ne olduğunu görüyor.


Dikkat edin, Van'da, Elazığ'da, Siirt'te, Batman'da, Bingöl'de, Bitlis'te insanlar bayrağımızı başının üzerinde tutup birlik mesajlarıyla dolu sloganlarla yürüyor.


Devlet içine çöreklenmiş terör örgütü FETÖ'ye de...


Kürtleri istismar etmiş bölücü terör örgütü PKK'ya da...


Dini istismar etmiş Batı'nın kuklası DAEŞ'e de...


Millet topyekün direnç gösteriyor.


Çünkü tümümün arkasındaki “üst akıl”ın farkında.


Bir şeyin daha, “Başka bir Türkiye'nin olmadığı”nın da..!

Yenişafak
23 Ağustos 2016

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER