GÜNCEL

Ali Karahasanoğlu : Pişmanlıktan yararlanın, kurtulun.. Yoksa kurtuluş yok, ne tek, ne de ..!

Tarih
26 Mart 2025
İzlenme
1011 Kişi

Bir kısmı cezaevinde, bir kısmı kaçak, bir kısmı tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan, bir kısmı da, henüz şebekenin neresinde olduklarına dair delil ortaya çıkarılmadığı için kendisini rahatta sanan Ekrem İmamoğlu etrafında işlenen suçlarda dahli olanlara hatırlatıyorum..

 Arkadaşlar gelin, “Biz bir halt ettik. Sonunu düşünemedik. İBB’yi rant çarkına çevirmek istedik. Olmadı.. Özür dileriz” deyin.

Etkin Pişmanlık Hükümlerinden yararlanın.

25 yıl yatacağınıza..

10-15 yıl ile kurtulursunuz.

Şunun şurasında, üç günü geçti zaten.

10 yıla bağlarsanız, geriye kalır 9 yıl 362 gün.. Çabuk geçer, emin olun..

Ortaokul 1’deyim..

Anne-babadan hayatımda hiç ayrılmamışım..

Rahmetli babam, İmam Hatip Ortaokul yurduna, yatılı kayıt ettirdi.

Pazar ikindi vakti yurda giriş.. O yıllarda cumartesi günü de okul öğleye kadardı. Cumartesi öğlen çıkış.

Kendi kendime; vaktin geçişini şöyle ayarlamıştım..

Pazar geldim. Çantanı yerleştirme idi, havlunu, pijamanı dolabına koyma idi. Hesap yapmaya zaten vakit yok..  O gün geçti..

Pazartesi günü, “Bugün gün başladığına göre, inşallah bitecek. Bugünü sayma, kaldı 5 gün. Hatta cumartesi de yarım gün, onu da sayma, kaldı 4 gün. Ertesi günü.. Sal�� mı oldu.. Gün başladı, inşallah bitecek, bugünü sayma, çarşamba-perşembe-cuma. Cumartesiyi zaten sayma.. Ohhh. 3 gün kaldı. 

Haftanın daha ikinci günün sabahında, 6 günü 3’e indirir, 11 yaşın aile hasretini öyle giderirdim.

Ekrem İmamoğlu tutuklandı, tepkiler ne oldu? - BBC News TürkçeYanlış anlaşılmasın. Bir suç falan işlemiş değilim.. Okul dönemindeki yurtta kalmaktan bahsediyorum….

Şimdi benzeri bir hesabı Sülün Osman ve taifesi yaparsa..

Günlerin nasıl geçtiğini anlamazlar, bir bakarlar, 10 yıl geçivermiş..

Ama yalanda ısrar ederlerse.. Hakimlerin karşısına çıkıp, “Muhatap almıyorum” efelenmesi ile yargıyı korkutacaklarını sanarlarsa..

10 yıl, kendilerine katlanarak gelir..

Kimseyi tehdit falan etmiyorum. Yığdıkları paralarla, kendilerini kurtaracaklarını sananlara, “O devirler çoktan geçti” diyorum..

İBB hâlâ, Ekrem İmamoğlu’nun görevden alındığının farkında değil.

Savcılığın suç isnadı yaptığı konularda, şu an cezaevinde tutuklu olan Ekrem İmamoğlu’nu temize çıkarmaya çalışıyorlar

“Yalan: Beylikdüzü’nde 13+2 daire ‘çeteye’ verildi yalanı” diye başlıyorlar, doğrusu diye bakın verdiklerine: “Gerçek: Bu iddia, etkin pişmanlıktan yararlanan müşteki/sanık U.G.’nin ifadesine dayanıyor. Ancak aynı iddiayla ilgili: 2020 yılında Savcılık ‘Kovuşturmaya Yer Yok’ kararı verdi. 2023’te Beylikdüzü Kaymakamlığı ‘Suç unsuru yoktur’ dedi. Aynı iddialarla ilgili daha önce soruşturma izni dahi verilmedi.”

Kovuşturmama kararı veren savcıyı merak ediyorum.

Şu çakarlı aracını Ekrem İmamoğlu’nun kalfası Adem Soytekin’e veren savcı olmasın sakın..

O olmasa da.

Ekrem İmamoğlu’nun Büyükçekmece Adliyesi’ndeki etkinliğini bilmeyen yok..

1 daire almış, 3’ünü 5’ini görmez gözü.. 

Nitekim kovuşturmama kararı almış. Ama karar Yargıtay’dan dönmüş: “Belediye Başkanı’nın da bir ifadesini almalıydınız” diye..

Şimdi de alınıyor, niye kızıyorsunuz ki?

Ama belki daha önemlisini söyleyeyim.

Etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini belirtmiş olsa da.. Kendisinin de ceza alacağını bile bile, bir müteahhit rüşvet ilişkisini ifşa ediyor..

Rüşvet olarak nitelendirilirse, verdiği 13 daireyi de kendisinin alamayacağını, devlet tarafından müsadere edileceğini biliyor..

“Bana çöktüler” diyor..

İBB, direkt büyükşehiri ilgilendirmeyen bu konuda, Ekrem beyin avukatlığına soyunuyor..

Hani bir şey söylemiş olsalar, “Acaba” diyeceğim.

Ne bileyim, “İnşaat sürerken, imar planındaki lehe değişiklik sebebi ile 25 daire daha yapılma imkanı doğmuş. Müteahhit de, 12’sini arsa payı sahibi kendisi de müteahhit olan şikayetçi kişiye, 13 daire de yapılacak inşaat sebebi ile müteahhite verilmiş. bunda rüşvet nerde?” dese..

Mantıklı diyeceğim.

Ama resmi bir inşaat artışı olmadı ise.. Gayri meşru bazı genişletmeleri görmezden gelmesi için, belediyeye vereceğiz denilerek.. Arsa sahibinden 13 daire alınmış ise..

Başlangıçtaki anlaşmaya da aykırı olan bu “mafyavari çökme” için, “otuz tane takipsizlik”“100 tane soruşturma izni vermiyorum” kararı olsa ne yazar..

  Bir gün bir savcı çıkar, “Anlatın bakalım, nasıl oldu bu iş?” der..

Haklı iseniz, anlatırsınız, yine takipsizlik kararını alırsınız.

Ama anlatamazsanız..

“Arkadaş, ben o kararı almak için, üç daire parası harcadım. O kararı yok sayamazsın” demekle, suçunuzu örtbas edemezsiniz.

Tıpkı, milyonlar döktüğünüz halde, yatay geçişiniz iptal olduğu gibi.

Şimdi de, milyonlar döktüğünüz o kovuşturmama kararı kaldırılır, işin gerçeği ortaya çıkarılır, sorumlular cezalandırılır..

Yok öyle, “Acayip kazanıyoruz.. Tek başımıza yersek, çökerler. Dağıtalım.. Takipsizlik kararlarını alalım.. Kendimizi garantiye bağlayalım” ile kurtulmak..

Bir gün bir savcı çıkar, garantiye bağladığınızı sandığınız kararları, “Bak arkadaş.. 13 tane daire, arsa sahibinden tek kuruş ödenmeden alınmış. Oysa işin başında yapılan anlaşmada, bu 13 daire, arsa sahibine kalmış görünüyor. Şimdi ne oldu da, bu 13 daireyi, arsa sahibinden, bedelsiz olarak aldınız” diye sorarlar..

Yutkunursunuz..

“Muhatap almıyorum” dersiniz..

Ama kendinizi kurtaracağınız bir cevabı veremezsiniz..

Tıpkı, Sarıyer’deki üç villaya, 1 yıldır bir cevap bulamadığınız gibi..

1 yıldır medyada tartışılan, en nihayetinde Ekrem İmamoğlu’na savcılıkta sorulan, “Üç villası olan Güllüce şirketini, İBB’den son dönemde 8 milyar TL’lik kıyak ihale alan Ali Nuhoğlu’ndan, 15 milyon TL gibi komik bir rakamla almışsın. Oysa bu şirkete ait üç villanın değeri, 2 milyar TL. Açıklayınız.”

Ne diyeceksiniz?

“Muhatap almıyorum.”

Arkadaş, muhatap alıp almamayı bir kenara koy.

O, medya mensuplarına vereceğin papağan cevabı idi.

Şimdi karşında, yandaş gazeteci yok..

Karşında seni sorgulayan emniyet mensupları var. Savcı var. Hakim var. 

İster muhatap al. İstersen 1,5 köfte, istersen de ortaya bir salata al..

Sonuçta bu soruya cevap vereceksin..

Veremediğinde de, kodesi boylayacaksın..

Nitekim de öyle oldu.

Olayın diğer tarafı Ali Nuhoğlu’nun konu ile ilgili açıklamasını aktarmadan da geçmeyelim. 

Der ki Nuhoğlu: “Villaları 4 milyon dolara mal ettim. İmamoğlu şirketine 15 milyon TL nakit, Beylikdüzü tarafında 1 villa ve kur farkından dolayı 87 milyon TL ödenecek şekilde devir sözleşmesi yaptık.”

Hani savcılık işlemleri sırasında, araya girip, her cümle için bir karşı soru yönetme imkanı olsa, “Beylikdüzü tarafında derken” diye bir soru yöneltilse. Ali Nuhoğlu, buz gibi çözülecekti..

Sorulmamış. Beylikdüzü tarafında villa ile Sarıyer’de Boğaz’a nazır villa takasının akılsızlığı Trabzonlu müteahhite hatırlatılmamış..

yazının devamı

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER