GÜNCEL

Selçuk Türkyılmaz : İngiliz kolonyalizminin yönetim binalarından külliye ve millet bahçesine

Tarih
26 July 2021
İzlenme
533 Kişi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs’a gitmeden önce bir müjdeyi gündeme getirdiğinde bunun muhakkak tartışma konusu olacağını biliyordu. Kamuoyunda bir beklenti oluşacaktı. Daha önce de müjdeden bahsedildiğinde kamuoyunda bir ilgi yoğunlaşması olmuş, beklentiler gündeme getirilmişti. Özellikle Karadeniz’de keşfedilen doğal gaz kaynaklarının Türkiye’nin geleceğine değer katacağı anlaşılınca yeni müjdeli haberlerin gündem oluşturacağı açıktı. Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasını da aynı kapsamda ele alabiliriz. Ayasofya’nın ibadete açılması da bir müjdeydi ve Türkiye’nin geleceğine büyük bir değer katacaktı. Bu da müjdeli haberlerin Türkiye’nin geleceği ile doğrudan alakalı olduğunu göstermekteydi. Dolayısıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ilgilendiren müjdeli haberin geleceğimize büyük değer katacağının düşünülmesi tabiî bir durumdu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTC'deCumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetindeki açıklamalarından sonra müjdeli haberin dışarıda da gündem oluşturduğunu anlıyoruz. Maraş’ın bir kısmı hakkında verilen karardan sonra Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi tarafından kınanması müjdeli haberi farklı bir boyuta taşıdı. Fakat müjdenin açıklanmasından sonra içeride muhalif çevreler büyük oranda küçümseyici bir tavrı benimsedi. Bu açıdan Erdoğan’ın ziyareti ve açıklamalarıyla ilgili olarak dışarıda ve içeride birbirine zıt iki ayrı tutumun ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Bunları ortaya çıkış şartları itibarıyla analiz etmek gerekiyor. Hatta muhalif çevrelere dâhil olmayanlarda da şaşkınlığın hâkim olduğunu söyleyebiliriz.

İçerideki muhalif çevreler, uzunca bir zamandır, Türkiye’nin bağımsızlaşma yönündeki kararlı adımlarını kasıtlı olarak değersizleştiriyor. Özellikle muhalif siyasî partiler etrafında kümelenen belirli gruplar, bu yöndeki faaliyetleri ile geniş kitleler üzerinde baskı oluşturabiliyor. Bu gruplar Avrupamerkezci bakış açısına sahip oldukları için coğrafyamızla alakalı gelişmeleri bu bakış açısına göre değerlendiriyorlar. Bu yaklaşım müjdeye konu olan “külliye ve millet bahçesi” için de geçerlidir. Nitekim Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde cumhurbaşkanlığı da yapmış olan siyasetçilerden Mehmet Ali Talat, Erdoğan’ın açıklamalarıyla ilgili olarak şunları söyledi: “Bizde büyük bir heyecan değil, büyük bir mutluluk değil aksine büyük bir hayal kırıklığı yarattı.” Talat şunları ilave ediyor: “Kıbrıslı Türklerin böyle bir beklentisi yoktu. İngilizlerden kalma konutu bir gecekondu olarak görmüyorduk. Eski yılların havasını, birikimini taşıyordu. Aynı şekilde Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı’nın yaşadığı ve faaliyet yürüttüğü konut da eski İngiliz Valisi’nin ofisidir. O da mütevazı bir yapıdır.”

Talat: KKTC'nin ilanından görünürde hiçbir kazanım yok - Kıbrıs Gazetesi - Kıbrıs Haber, KKTC Son Dakika ve Gündem HaberleriTalat’ın açıklamalarında özellikle İngiliz döneminin vurgulandığını söyleyebilirim. Bu ifadelerin tercih edildiği açıktır. Kıbrıs’ın her iki tarafı için de İngiliz döneminin vurgulanması tesadüfî olamaz. Bu cümleleri sarf edenin eski bir cumhurbaşkanı olması tesadüfü ya da bilinçsizliği bertaraf eder. Hatta Talat, Güney Kıbrıs’taki binanın İngiliz valisinin, Kuzey Kıbrıs’taki binanın ise İngiliz vali yardımcısının ofisi olduğunu özellikle ifade ediyor. Gösterilen tepkilerin benzerliği Mehmet Ali Talat ile içerideki muhalif çevrelerin aynı bakış açısında buluştuğunu gösteriyor. Onlar da müjdeyi betona indirgeyerek Kıbrıs’ın İngiliz geçmişini kutsamış oldular.

BM Güvenlik Konseyi’nin kınama kararına konu olan Maraş açılımını bir kenara bırakarak sadece “külliye ve millet bahçesi”ne odaklandığımızda dahi müjdenin ne kadar anlamlı olduğu ortaya çıkar. Buna rağmen muhafazakâr muhalefetin yayın organı gazetenin yazarları da Erdoğan’ın Kıbrıs meselesinde kutuplaştırıcı bir tavrı benimsediğini söylüyor. Bahsettikleri kutuplaşmanın bir tarafında İngiltere, diğer tarafında Türkiye mi var, bunu açıkça ifade etmeleri gerekir. Talat kadar açık sözlü olamadılar. Talat, Büyük Britanya kolonyalizmini hatırlatan binaların anlamını açıkça ifade ederken içeridekiler sütre gerisine saklanmayı tercih etti. Aslında içeridekiler de bir ülke için yönetim binalarının ne anlama geldiği bilir. Buna rağmen değersizleştirmeyi tercih ettiler.

Talat’ın açıklamalarını

yazının devamı 

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER