Bizim çocuk "Yeni albümü çıktı" der gibi, "Kılıçdaroğlu'nun yeni seccadesi çıktı!" deyince afalladım.
Hiçbir şeyden haberim yoktu. Gün boyu haberlere bakmamıştım.
"Nasıl yani oğlum?" dedim.
Cep telefonundan ilgili fotoğrafı gösterdi. Sevgili Kılıçdaroğlu yine ayakkabılarıyla seccadeye basıyordu. Öncekinden farklı olarak ikili fotoğraftı bu. Yani, "Kalabalıktı, göremedim!" diyeceği bir durum yoktu.
Gelgelelim, madem görmediğini söylüyor, beyan esastır.
Lakin sorun da burada; yani belirli bir duyarlığı ısrarla görmemesinde. Üstelik hem kalabalıklarda hem tenhalarda!
Sevgili Kılıçdaroğlu'nun muhafazakâr sosyolojiden oy kapma belasına orda burda, iftarlarda kendini gösterirken seccadeye ayakkabılarıyla basacak kadar görmemesi başlı başına ibretlik bir durum!
Oysa olduğu gibi görünüp göründüğü gibi olmayı deneseydi en azından seccadeyi görürdü.
***
Kılıçdaroğlu'nun Siyasal İslamcılığının, Gilles Kepel ve Oliver Roy gibi üçüncü sınıf oryantalistlerinin sömürge aydınlarının ağzına verdiği "Siyasal İslam" veya "Siyasal İslamcı" kavramlaştırmasıyla alakası yoktur.
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.