SİYASET

Nedim Şener : Sorun ‘suçlanan el’ değil ‘uzanan el’

Tarih
07 May 2021
İzlenme
1869 Kişi

Ahmet Hakan, dünkü yazısında, CİMER’e yapılan şikâyet üzerine, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı İmamoğlu’nun, türbe ziyareti sırasında ellerini arkadan bağlama hakareti” iddiasıyla ilgili yapılan inceleme için, “O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır” demişti. Tamamen katılıyorum, zaten sürecin oraya gideceği kesin gibiydi.

ÇÖPE ATILAN BAŞKA ŞİKÂYET

Nitekim, bu olayda olduğu gibi, CİMER’e 20 Aralık 2020 günü Çanakkale’den başvuran F.G. isimli yurttaş, İBB’nin düzenlediği Hazreti Mevlânâ’nın anıldığı ‘Şeb-i Arus’ törenleri hakkında şikâyette bulundu. Savcılık bunu da belediyelerin bağlı olduğu İçişleri Bakanlığı’na yolladı. Müfettişlerin iki satırlık yazısı üzerine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da, 29 Nisan 2021 tarihinde “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” vererek bir anlamda şikâyeti çöp kutusuna attı.

Burada da aynısı olacaktı ama devreye, çöpten mağduriyet yaratmaya çalışan İBB Basın Sözcüsü Murat Ongun girdi ve onun çabasıyla tartışma bu noktaya geldi.

Neyse her şerde bir hayır vardır!

‘ORGANİZE KÖTÜLÜK’ YALANI

İşte Fazilet Durağı yalanının siyasi ayağı - TakvimCOVID-19 salgını başladığından beri dünyanın en saçma iddiasını Murat Ongun, 29 Mart 2020 günü kişisel Twitter hesabından ortaya atmıştı. Kağıthane-Kabataş otobüs hattında Fazilet Durağı’ndan, Boğazköy-Bakırköy hattında da iki duraktan “organize” şekilde normalin üzerinde yolcu bindiğini, amacın da kalabalık otobüs görüntülerinin paylaşılarak İBB Başkanı İmamoğlu’nun salgına karşı gerekli tedbirleri almadığına dair algı yaratmak olduğunu yazdı. Ongun, buna “organize kötülük” adını koydu. O gün, ünlü-ünsüz, gerçeği-trolü yandaşların tamamı Ongun’a inanarak, ‘Organize Kötülük’ başlığıyla mesaj yazdı ya da televizyonlarda açıklamalar yaptılar.

BAŞKANIN KANI DONDU

Hatta, Belediye Başkanı İmamoğlu da, sözcüsüne inanarak, “Görüntüleri izlerken kanım dondu. Maça gitmiyorlar, sabah namazına gitmiyorlar, pazar günü iş güç de yok. Eğer siyaset buysa lanet olsun siyasete! Dünya değişti ama kafalar değişmedi” açıklamasında  bulundu. O otobüslerin hepsi tek tek bulundu, şoförlerin ifadeleri alındı, yolcuların ev ile iş adresleri kontrol edildi. O hattın yolcusu olup olmadıkları, daha önce de aynı saatlerde işe gidip gelirken binip binmedikleri araştırıldı. Sonunda, o insanların işe gitmek için o saatte söz konusu hattaki otobüsleri kullandığı yani ortada “Organize Kötülük” değil, “Organize Aptallık” olduğu ortaya çıktı. “Organize Kötülük” yazanları aptal yerine koyanın da İBB Başkanı sözcüsü Murat Ongun olduğu ortaya çıkıverdi. Dört ay önce de yine OdaTV’de yayınlanan “İmamoğlu’na suikast” iddiasıyla ilgili olarak boy göstermişti.

Ekrem İmamoğlu'nu sert bir şekilde arabaya çekmişti! İşte o gizemli elin sahibi - TakvimBunları hatırlatmamın nedeni, “İmamoğlu’nun türbe ziyareti”yle ilgili haberler konusunda Murat Ongun’un oynadığı rol.

Bu konu, gazeteci Barış Pehlivan’ın “İmamoğlu’nun suçlu elleri” başlıklı yazısındaki şu satırlarla gündeme geldi: “..Elleriniz arkanızda bağlı bir şekilde gezindiniz diye hakkınızda soruşturma açılır mı? Açılmışı var.

İmamoğlu’nun o türbenin dışında yürürken ellerini arkasından bağlaması İçişleri Bakanlığı’nı harekete geçirdi. İnsan inanmakta zorlanıyor ama bakanlığın onayıyla Mülkiye Başmüfettişi görevlendirildi. Ve geçen hafta şu suçlamayla Ekrem İmamoğlu’nun ifadesi istendi:

‘2020 yılında gerçekleştirilen bir program kapsamında ziyaret ettiğiniz Fatih Sultan Mehmet’e ait türbede elleriniz arkanızda bağlı bir şekilde gezinmek suretiyle saygısızlık yaptığınız iddiası...’

Sahi, yürürken bağlanan eller mi suçluydu, onlara suç yazan bağlı eller mi?”

ONGUN DOĞRULUYORSA, YALANDIR!

Bu satırlar, yazarı tarafından paylaşıldığında değil de, Murat Ongun tarafından 4 Mayıs 2021 günü 09.15’te yazılan, “Cumhuriyet Gazetesi’nde Barış Pehlivan imzalı köşe yazısında belirtilen bilgiler ne yazık ki DOĞRUDUR. Niyet okumak odaklı, izandan yoksun yeni bir soruşturma hazırlığı için Başkanımızın ifadesi istenmiştir” şeklindeki paylaşımdan sonra sosyal medyanın gündemi oldu.

Yazı, 313 bin takipçisi olan yazarının hesabında 220 adet beğeni 70 retweet alırken, 507 bin takipçisi olan Murat Ongun’un hesabında 11 bin 500 beğeni aldı ve 2 bin 600’den fazla kez retweet edildi.

Girişte de söylediğim gibi bu iddiaların tek yeri çöp kutusudur. Ama hukuk ve bürokrasinin de bi işleyişi var. CİMER’e benimle ilgili de saçma bir şikâyet ulaştı, karakola gidip ifademi verdim.

CİMER’e, idari ve yargıya bir şikâyet ulaştığında konusuna göre öninceleme ya da soruşturma yapılıyor; ondan sonra gereği yapılıyor ya da çöpe atılıyor. Tıpkı İmamoğlu hakkındaki Şeb-i Arus töreniyle ilgili iddialarda olduğu gibi.

“Murat Ongun doğruluyorsa, yalandır” diye düşünmemin sebebi, önceki olayların yanında, bu konuda Savcılık ve İçişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklamalar.

‘KULLANIŞLI MAĞDURİYET’ VE TROL AĞLARI

Açılan ve yürütülen bir soruşturma yok. CİMER’e gelen şikâyetler İstanbul Savcılığı’na yollanmış, savcılık da soruşturma açmadan İçişleri’ne öninceleme için yollamış. Murat Ongun, “Ortada soruşturma değil, bir öninceleme var” diyeceğine “soruşturma hazırlığı için Başkanımızın ifadesi istenmiştir” dedi. Yani, yandaşları üzerinde “soruşturma açıldı” algısını yaratmaya girişti, tıpkı Fazilet Durağı ve suikast ihbarı haberlerinde olduğu gibi.

Ongun sadece yanıltmıyor, gerçeğin bir kısmını da gizliyor. Konuyla ilgili yazıda olduğu gibi, yazılı savunma istenen şikâyeti, “elleri arkada türbe ziyareti” ile sınırlıymış gibi gösteriyor. Oysa dört ayrı şikâyet birleştirilmiş, İBB’ye gönderilen yazıda, görevden alınan HDP’li belediyeleri ziyareti hakkındaki şikâyetten de söz ediliyor.

yazının devamı 

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER