GÜNCEL

Nedim Şener : Çürümüş Amerikan yargısı, FBI, MOSSAD, CIA, FETÖ Türkiye’ye karşı

Tarih
21 January 2022
İzlenme
1274 Kişi

“Masumiyetin, en büyük gücündür”, Amerika’da FETÖ’cülerin belgelerine dayanarak açılan Halkbank Davası’nda yargılanıp 28 ay hapishanede kalan Hakan Atilla’nın yazdığı kitabı bitirdiğimde aldığım not bu oldu.

Ergenekon Terör Örgütü üyesi olarak Hanefi Avcı ve Ahmet Şık’ın kitaplarını yazmak, yazımına katkı yapmak” saçmalığıyla tutuklandığımda avukatım Prof.Dr. Köksal Bayraktar’a, “Savcılık ifademde de söyledim; elbette kitap yazmak, katkı yapmak suç değil ama yazmak ya da katkım olması bir yana yayınlanacağından haberim bile olmadı. Ama siz iddianame çıkana kadar savunmamı üstlenmeyin, çünkü belki aksi bir delil ortaya çıkar. İddianame çıktıktan sonra ben sizin, bana atfedilen ‘suçu’ ya da kitap yazımına katkı gibi suç sayılmayacak ‘fiil’imi değil, MASUMİYETİMİ savunmanızı istiyorum” demiştim. Öyle de oldu...

Masumiyet, işte böyle bir güçtür.

Hakan Atilla, “AMERİKA HAKAN ATİLLA’YA KARŞI” (Doğan Kitap) kitabında; her ülke hakkında “hukuk üstünlüğü” raporları hazırlayan, onları eleştiren, hatta notlar verip listeler halinde yayınlayan Amerika Birleşik Devletleri’nde, hukukun baştan sona nasıl çürümüş olduğunu somut örnekleriyle anlatıyor.

Okurken mideniz bulanacak, içiniz sıkılacak, Hakan Atilla ve Halkbank üzerinden Türkiye’ye; Amerikan yargısı, CIA, FBI, MOSSAD ve FETÖ iş birliği ile kurulan kumpası göreceksiniz. Tüm bu komplonun, iddialar konusunda hiçbir sorumluluğu olmayan masum bir insan üzerinden nasıl bir hesaplaşmaya dönüştüğünü okuyup “Bu kadarı da olmaz” diyeceksiniz.

‘ATATÜRKÇÜYÜM’ DİYEN FETÖ’CÜ TANIK POLİS

Kitabı okurken, gözaltından başlayarak tutuklama, cezaevi koşulları, soruşturma ve elbette yargılamadan oluşan bu davanın, sahte delillerle, kendisine “Atatürkçü” diyen, FBI ile para karşılığı anlaşan firari FETÖ’cü eski polis Hüseyin Korkmaz gibi tanıklarla bir hukuk tiyatrosu olduğunu göreceksiniz. 

SANIK RIZA, TANIK OLUYOR!

ABD’nin İran yaptırımlarını delmekle suçlanarak “sanık” yapılan Rıza Zarrab savcılarla anlaşıp “tanık” sıfatı alınca adı “USA vs MHA” yani “ABD Mehmet Hakan Atilla’ya karşı” olarak değişen dava ile aynı adı taşıyan kitapta yazılanları neyle karşılaştırırsınız derseniz; içerik değil ama işleyiş bakımından ‘FETÖ’nün Silivri kumpas davaları’ cevabını verebilirim. Orada da sahte belgeler, gizlenen ya da yalancı tanıklarla iftira atılıyor ve suçsuz olduğunu ispatlaman bekleniyordu. Başarsan da verilecek ceza değişmiyordu.

ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI EDİYORLAR

Halkbank’ın uluslararası bankacılıktan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın kitabında o kadar çok olay, o kadar çok isim anlatılıyor ki hangisini aktarsanız eksik kalır. Mutlaka ayıp okumalısınız, Amerikan hukuk sistemi hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler, hukuk fakültesi öğrencileri mutlaka okumalı. Hatta kitap, “Çürümüş Amerikan Hukuku” adıyla çevirip İngilizce bile yayınlanmalı.

Çünkü, hakkınızda hiçbir delil olmasa bile savcılar öyle yüksek hapis cezaları istiyorlar ki, “ölümü gösterip sıtmaya razı olmak” sözü gereği, suçlamayı üstlenmenizi böylece az bir hapis cezası alıp çıkmanızı sağlayacak, “suçu kabul et pazarlığı” yapıyorlar. Atilla, kitabında konuyla ilgili şöyle bir bilgi paylaşıyor: “İstatistiklere bakıldığında federal davaların yaklaşık yüzde 97’si mahkemeye gitmeden önce yapılan pazarlık aşamasında suçun kabul edilmesiyle sonuçlanıyor. Mahkemeye giden yüzde 3’ten az vakanın da sadece yüzde 1’i suçsuz bulunuyor.”

Nitekim Atilla’ya 100 yıldan fazla hapis cezası talep eden savcılıkla iş birliği yaparsa 10-15 yıl hapis yatacağı işaret ediliyor. Ama kitabı boyunca anlattığı gibi, sahte delilleri, tanık ifadelerini tek tek çürütmesine rağmen Hakan Atilla’ya yine de 32 ay hapis cezası veriliyor.

TÜRKİYE’YE KARŞI OPERASYON UYARISI

KİŞİSEL görüşümü fazla yazdım, biraz da alıntı yapayım. Toplam 28 ay Amerikan hapishanelerinde kalan ve 24 Temmuz 2019’da Türkiye’ye dönebilen Hakan Atilla, kitabında önemli bir uyarıda da bulunuyor. Sadece Halkbank değil, Türkiye’ye başka operasyonların çekileceğine dair şu izlenim ve uyarıyı paylaşıyor:

 “Manhattan’dan ayrılmadan önce hücremi paylaştığım son mahkûm 35 yıl ceza almış. Üzüldüm duyunca kötü haberi. ISIS veya DEAŞ ne şekilde telaffuz ediliyorsa, onlar adına çalışmaktan suçlanmıştı. Ramazan’da orucumu açarken sofrada bir yanımda CIA’de, diğer yanımda DEAŞ’ta görev almış mahkûm olması, gerçekten görülmesi nadir manzaralardan biriydi.

SIZDIRMA BEKLİYORUM

Manhattan’daki diğer mahkûm yani CIA ve NSA için çalışmış olan J., beklediğim gibi bilgileri sızdırmaktan suçlandı, yeni iddianame çıktı. Çocuk pornosu iddiasıyla hapishaneye atılan adam, tamamen başka bir konudan suçlanıyor şimdi. Aslında bence baştan beri böyleydi ama önce onun kredibilitesini yok etmeleri lazım ki söylediklerine itibar edilmesin.

Ve bilin bakalım J.’nin davasına son dakikada kim dahil oldu? Benim davanın savcısı Hint asıllı S.K., J.’nin davasına bakmaya başladı.

yazının devamı

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER