GÜNCEL

Kürşad Zorlu : Biden neden bu adımı attı? Şimdi ne olacak?

Tarih
25 April 2021
İzlenme
959 Kişi

Her yıl 24 Nisan geldiğinde benzer bir tartışma yapılırdı Türkiye’de… Ermenilerin gerek nüfusları gerekse lobi çalışmaları açısından dünyada en etkin olduğu ABD’de başkan kim olursa olsun 1915’deki olayları nasıl tanımlayacağı merak edilirdi.

Aslında dolaylı da olsa “soykırım” kelimesini ilk kullanan ABD Başkanı Ronald Reagan’dı. Reagen, 22 Nisan 1981’de Holokost anma mesajında “Kendisinden önceki Ermenistan soykırımında olduğu gibi…” ifadesine yer vermiştir.

Ondan sonra gelen hiçbir ABD başkanı bu ifadeyi kullanmamıştır. Ta ki Biden’a kadar…

25 Mart’taki yazımda bunun gelmekte olduğunu detaylarıyla açıklamıştım. Acaba bu sonuç engellenebilir miydi? Kanaatimce iki ülkenin mevcut ilişkileri bu eşiği çoktan aşmıştı.

TÜSİAD: Biden'ın soykırım ifadesini kullanmasını esefle kınıyoruz - Son dakika dünya haberleriBu meselede cin artık şişeden çıkmıştır. Bu aşamada sebep ve sonuçları üzerinde kafa yormak ve gerekli karşı adımları atmak lazım gelir.

Hatırlarsanız Obama döneminde de benzer baskılar olmuştu fakat “büyük felaket” sözü tercih edilmişti. Biden da Obama’nın başkan yardımcısı idi. O dönem Obama’nın ulusal güvenlik kadrosunda yer alan Rhodes bu tercihi yapma sebeplerini “Türkiye, uğraştığımız bazı sorunlar için hayati önem taşıyordu.” şeklinde ifade etmişti.

Peki ne oldu da Biden tercihini “soykırım” ifadesinden yana kullandı?

İşte meselenin en önemli yanı da burasıdır. Bu tercih sadece seçim öncesinde verilen bir sözün yerine getirilme zorunluluğu mu yoksa Rhodes’in ortaya koyduğu gerekçede bir değişme ya da aşınma mı meydana gelmiştir? Biden’ın göreve başlamasından 93 gün sonra gelen telefon ve görüşmeden yansıyanlar yukarıdaki iki gerekçenin de bir arada olabileceği izlenimi vermektedir. Kimi haber ajanslarınca Biden’ın önceki gün Cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefon görüşmesinde bu konuyu ilettiği iddiası ise çarpıcı bir soru işareti...

Öyle anlaşılıyor ki, Biden bir yandan bu sözü kullanacağını işaret ederken, bir yandan da “yapıcı ikili ilişkilerin geliştirilmesi” şeklinde bir rota çizilmiştir. İlk kavşak noktası olarak NATO zirvesinin belirlenmesi ise S400’ler ve Türkiye-Rusya ilişkilerine yönelik bir mesaj olarak değerlendirilebilir.

Dolayısıyla yakın gelecekte bu gündem maddeleri ABD-Türkiye ilişkilerindeki kırılmanın ana eksenini meydana getirecektir. Bu eksen üzerinde Suriye, Irak, YPG/PKK meselesi, FETÖ, Libya ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeler ilerleyişin hızı ve ölçüsüne doğrudan etki edecektir.

Bu kampanyanın Ermeniler açısından öne çıkan iki amacı vardır. Öncelikle 1915 olaylarının dünyada soykırım olarak tanımasının sağlanması, ikincisi de belirli bir aşamada Türkiye’nin bu “yalanı” tanımaya zorlanmasıdır. Şimdi bir üçüncüsü daha eklenmiştir. Biden’ın attığı bu adım, Ermenistan-Karabağ-Azerbaycan hattına da etki etmeye yöneliktir.

Daha açıklama gelmeden Ermenistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Adonts "ABD Başkanı soykırım terimini kullanırsa, dünyanın geri kalanı için bir örnek teşkil edecek." dedi. Aynı zamanda Minsk gurubu üyesi olarak Karabağ’daki süreçte devre dışı kalan ABD, yeni başkan Biden ile sahaya girmek niyetindedir. 24 Nisan öncesi Biden’a mektup gönderen 100’den fazla ABD’li milletvekilinin başını çeken Adam Schiff bunu açıkça dile getirmektedir.

Ermenistan, Karabağ’da kaybettiği savaştan sonra en çok da bu olaya odaklanmıştı. Zira bu yolla hem Türkiye’nin sıkıştırılması hem de Hankendi merkezi Dağlık Karabağ’ın tanınmasının sağlanarak yeni bir cephe açmanın yolu aranmaktadır.

Şimdi (1) Türkiye'de siyaset üstü görülmesi gereken bu karar karşısında öncelikle olabildiğince milli bir birlik meydana getirilmelidir. Örneğin dün HDP’nin yaptığı açıklama, (artık hiçbirimizi şaşırtmasa da) kesinlikle kabul edilebilir değildir. (2) Tüm kurum ve kuruluşlar kamu diplomasisi açısından taarruz stratejisini öncelemelidir. (3) Bu yapılırken disiplinlerarası bir yaklaşım sergilenmeli ve dar bir çevre yerine tüm kesimlerin katkısı harekete geçirilmelidir.

yazının devamı 

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER