SİYASET

İsmail Kılıçarslan : Görüntüler, görüntüler

Tarih
27 August 2016
İzlenme
4366 Kişi

Geçen gün sosyal medyada biri şöyle yazmıştı: 'Ya Türkiye'ye operasyon çekilen ya da Türkiye'nin operasyon yaptığı bir güne daha uyandığımız kesin. Bakalım bugün sıra hangisinde?'

Bu sosyal medya mesajının eksik bıraktığı bir yan var elbette. O da artık Türkiye'de aynı günde hem operasyon yeme riskinizin hem de operasyon yapma kabiliyetinizin olduğu.

Şurası açık. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye'nin, başta siyaset ve dış politika meseleleri olmak üzere, yatağı değişiyor. Bu yatak değişiminin önemli sıcak sonuçlarını hemen her gün pozitif ya da negatif yönde görmeye başladık. Ancak bu yatak değişiminin daha da önemli sonuçlarını göreceğiz. Umudumuz o yöndedir ki bu sonuçlar hep milletin ve memleketin hayrına olsun.

Ne diyorduk? 'Görüntüler' diyorduk değil mi?

Benim açımdan o günün ilk görüntüsü Fırat Kalkanı Operasyonu'nda tanklarımızın yanı sıra yürüyen kolları kırmızı ya da mavi şeritli Suriyeli yiğitlerin fotoğrafıydı. Her birinin yüzünde sükûnet ve umut vardı. Ardından göğsümü gururla kabartan bir görüntü daha geldi önüme. Bir Suriyeli mücahit komutan, Korgeneral Zekai Aksakallı'ya sarılıyordu. Sakın yanılmayın. Bu öyle basit, sıradan bir sarılma değildir. Bu, yatağını değiştirmiş Türkiye'ye kucak dolusu sarılmaktır. Bundan böyle neler yapabileceğimizin işaretlerini içinde barındıran bir sarılmadır bu.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılan saldırı görüntülerini izlerken aklımda futbolun bir temel kuralı vardı: Toplu hücum, toplu defans.

Madem Türkiye yatağını değiştiriyor, madem artık işler hem daha zor hem daha kolay hale geliyor bizim açımızdan; şunun adını doğru düzgün koyalım: 15 Temmuz'dan bu yana hem kafasındaki bariyerleri kaldırmaya hem de sırtındaki bagajlardan kurtulmaya başlayan Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılan bu saldırı tam da bu yatak değişimini hedef alan bir saldırıdır. Kemal Kılıçdaroğlu'na 'bununla geçmiş olsun' diyeceğim elbette; fakat şunu da hesaba katacağım. Recep Tayyip Erdoğan'ın 'topunuz birden gelin' diyerek meydan okuduğu alçaklar, bize 'bununla geçmiş olsun' deme şansı vermemek için bildikleri her kötülüğü deneyecekler. Suikastler, pusular, bombalar… Ellerinden gelen ne varsa artlarına koymayacaklar.

Fakat inşallah bunları atlatacağız. Nasıl mı? Gelin iki görüntüden daha bahsedeyim size. İlki, Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'la yaptığı telefon konuşması görüntüsü… Telefonda rahat, kendinden emin ve samimiyet içeren konuşmasıyla Kemal Kılıçdaroğlu artık 'her şeyin farkında' olduğunu ifade ediyordu sanki. Bu, memleket için fevkaladenin fevkinde bir gelişmedir. Hayır hayır. Erdoğan'la Kılıçdaroğlu siyasi çekişmelerini her zamanki gibi sürdüreceklerdir. Ancak söz konusu 'memleketin hayatiyeti' olduğunda artık Kılıçdaroğlu'nun da doğru yerde durduğunu görmek son derece 'güvenli' bir alan oluşturur hepimize.

İkinci görüntüdeyse Kılıçdaroğlu'nun Esenboğa Havalimanı'nda kurduğu cümleler var. Şöyle dedi: 'Bir canımız var, o canımızı vatana vermeye hazırız. Mehmetçiğimiz verdi, şehit oldu, keşke o şehit olmasaydı da aynı acıyı ben, benim ailem yaşasaydı.'

Siyasi yönelimi ne olursa olsun, aramızdaki çekişmenin düzeyi ne olursa olsun -ki elbette epey yüksek bir düzey- bir siyasi liderden böylesi cümleler işitmek çok güzel.

Hadi iki görüntüden daha bahsedeyim.

15 Temmuz gecesinden bu yana yaptığı video kliplerle hepimizi bazen ağlatan, bazen coşturan Osman Doğan, dün akşam saatlerinde çok hoş bir sürpriz yaparak suikast girişiminden sağ salim kurtulan Kemal Kılıçdaroğlu için de çok etkili bir video hazırlayıp yayınladı. Doğrusu 'jest yapmak' kavramına çağ atlatan bu davranışıyla Osman Doğan, gözü olana 'Türkiye'nin değişen yatağını' işaret ediyordu bana kalırsa.

Son görüntü ise bir P.İ.Ç'e ait. Vaktiyle ülkesine, ülkesinin insanlarına her türlü tehdidi savuran FETÖ mensubu eski savcı Gültekin Avcı'yı İzmir'de bir çatı katında paketlediler. Tanınmamak için saçlarını kızıl-kestane arası bir renge boyayan, bir de gözlük takan Avcı'nın görüntüsünü görünce acı acı gülümsedim. Zira kafasını değiştirmek yerine kafasının üzerindeki kılların rengini değiştirip 'kurtulmayı umut eden' bu ve benzeri P.İ.Ç üyeleri için artık ne saklanacak delik, ne kaçacak in var.

Türkiye yatağını değiştirirken aynı zamanda tüm parantezleri de kapatmayı kafasına koymuş görünüyor. Yaşayalım, görelim. Sonumuz hayra tebdil olsun.

Ne diyordu Tarantino: 'Bizim Osman'ın Kılıçdaroğlu'na video hazırladığı bir ülkeden söz ediyoruz hafız. Korkmayın, hatta titremeyin bile bu saatten sonra. Sadece paçalarınızdan akana bir çare bulun yeter. Welcome to the new world ulan.'

Yenişafak
27 Ağustos 2016

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER