GÜNCEL

Hilal Kaplan : Canan Hanım ağzından kaçırmasaydı...

Tarih
02 July 2020
İzlenme
3069 Kişi
İstanbul Barosu'na üye bir grup avukat eylem yapmış ama eylemden çok, bu eyleme çağrı sürecinde yapılanlar dikkat çekiciydi.
Önce Baro Başkanı, tüm üyelerine "gelmeye mecbursun" cümlesini de içeren emrivaki bir edâyla yazılmış 'davet' gönderdi. Zira İstanbul ve Ankara Barosu'nun avukatlarına yıllardır lâyık gördüğü muamele bundan fazlası değildi. Öyle ya, her sene İstanbul'da staja başlayan 3.000 gencin derdiyle ilgilenmek yerine, Canan Kaftancıoğlu'na müvekkili adına suç duyurusunda bulunan avukat üyesine soruşturma açmak bu güruh için daha önemliydi. Ne de olsa müvekkilin Cumhurbaşkanı'nın İletişim Başkanı olmak gibi büyük bir 'suçu' vardı...
"Tarafsız Cumhurbaşkanı" mitini savunurken de aynı oyuna başvurmuşlardı. Darbeleri desteklemiş, generallikten terfi etmiş, başbakanın eşinin başörtüsüyle uğraşmış cumhurbaşkanlarımızın hepsi tarafsızlık destanı yazarak tarihe geçmişlerdi oysa!
Hukuku siyasallaştırmanın âlâsını yapıp, bugün bize tarafsızlık hikâyeleri anlatıyorlar. Daha beş yıl önce, üstelik henüz hâlâ İstanbul Barosu'nun Başkanı iken Ümt Kocasakal CHP'ye üye olmuştu. Başvurusunu Kılıçdaroğlu bizzat imzalayıp, kendisini tebrik için aramıştı. Peki Kocasakal, bu açıkça siyasî tavrını nasıl savunmuştu dersiniz: "Hiçbir beklenti içinde olmaksızın, bir nefer olarak bu yola girdim."
"Tarafsız baro"ymuş; peh!
Gelelim en güncel örneğe... CHP'nin İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, dünkü baro eylemi için sosyal medya hesaplarından aynen şu çağrıyı yaptı mesela:
Hilal Kaplan kimdir? Hilal Kaplan nereli, kaç yaşında?"İstanbul'da ki partili bütün avukatlarımızı eksiksiz Savunma Mitingine destek vermeye davet ediyorum."
Canan Hanım, burda sadece -ki ekini yanlış kullanmamış. Çok önemli bir yanlışa daha imza atmış: "Partili avukatları" olduğunu ve onları istedikleri gibi yönlendirebilecek iradeye sahip olduklarını itiraf etmiş.
Hâlbuki ne güzel kandıracaktınız hepimizi. Bir zamanlar kapısına "Başörtülü giremez" tabelası astığınız baronuzun tek derdinin avukatların hakkını savunmak olduğunu, yeni düzenlemenin partizanlığa yol açacağını söyleyecektiniz. Oysa tek cümlede zaten "partili avukatlarınız" olduğunu izhar ettiniz.
Canan Hanım gerçeği ağzından kaçırmasaydı, güzel hikâyeydi aslında. Fakat gerçek ortada: İstanbul ve Ankara Barosu gibi birçok baro yönetimi, CHP'nin yedeğindedir. On yıllardır böyledir ve yeni düzenleme ile barolardaki siyasî hükümranlık dönemi de sona erecektir.

Erdoğan, eşcinsellerle ilgili ne demişti?
Bir video dolaşıyor. Başkan Erdoğan'ın, daha başbakan olmadan önceki bir televizyon röportajındaki sözleri cımbızlanıp sadece şu kısım veriliyor: "Eşcinsellerin de kendi hak ve özgürlükleri çerçevesinde yasal güvence altına alınması şart."
Bu sözler üzerinden Erdoğan, sanki eşcinsel evlilikleri savunmuş gibi yansıtılıyor. Bunun doğru olmadığını anlamak için Erdoğan'ın başbakan seçildiğini hatırlamak yeterli. Zira bunu savunan birisinin Türkiye'de, hele 2002'de başbakan seçilme ihtimali yoktu.
Peki ne demiş Erdoğan, o cümlenin devamında: "Zaman zaman bazı televizyon ekranlarında onların da muhatap oldukları muameleleri insani bulmuyoruz."

yazının devamı

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

  • YORUMLAR
  • ASLI

    03 July 2020
    1 0
    Memleketteki kavganin ASLI kafir musluman kavgasidir. 110 sene once Turkislam devletini ele geciren Mecusi/Fars Ermeni Rum Yahudi vs cumle Bizans/Roma kalintisi kafirler bugun muslumanlarin devlet kurumlarinda onemli mevki makamlara gelmemesi icin hertur iblisligi yapiyor.
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER