SİYASET

Abdurrahman Erzurum : ÜST AKLIN ÇARESİZ KALDIĞI TEK YER: YENİKAPI

Tarih
10 August 2016
İzlenme
3739 Kişi

Türkiye’de cevabını herkesin bildiği ama tam manasıyla ifade edemediği fakat yakında aydınlığa çıkacak bir soru vardır?

Türkiye’de darbeler, hükümetler Sovyetler veya Rusya’ya yakınlaştığı zamanlarda mı olur? şeklinde bir inanıştır bu. Bu konuda yaşanan bazı gelişmeler gerçekten de durumun bu şekilde olduğunu ispatlayacak netlikte.

Meşhur zaman makinamızı geriye alalım ve bir darbe öncesini inceleyelim o zaman.

Yıl: 1959 Başbakan Adnan Menderes ve kurmayları Kıbrıs görüşmeleri için İngiltere’ye giderler. Menderes’i taşıyan uçak inişe geçtiği sırada teknik bir arıza nedeniyle düşer ve uçakta bulunan 21 kişiden sadece Menderes’inde bulunduğu 7 kişi kurtulur.

Bu olay Türkiye’de büyük heyecan ve Menderes’e bağlılık oluşturur. Dönüşünde kendisini havalimanında coşkuyla karşılayan halkın yanında İsmet İnönü'de vardır. Başbakan Menderes gitmiş Kıbrıs Fatihi Menderes gelmiştir. Bu olaydan sonra halkın Menderes’e sevgisi artmıştır.

Menderes bu güven ve ilgiden sonra Türkiye’nin bir tarım ülkesi halinden sanayi ülkesi haline gelmesi için çalışmalar başlatır. Bunun için 300 milyon dolara ihtiyacı vardır. Bu paranın temini için de tabi ki Kore Savaşı'nda askerlerine destek verdiğimiz ve kritik noktalarda cankurtaran görevi olarak yanında olduğumuz müttefikimiz en büyük dostumuz Amerika’ya başvurur.

Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan Amerika'ya gider. Başkan Roosevelt’den 300 milyon dolar krediyi talep ederler.

Roosevelt'in yanıtı hayır olur. Türkiye'nin NATO ittifakı içinde bir tarım ülkesi olduğunu ve NATO'nun tarım ihtiyaçlarını karşıladığını söyler. Yani Türkiye’nin gelişmesi istenmez, tarım ülkesi olarak kalması, bu konuda hep NATO ülkelerine bağımlı kalması istenir.

Bu konuda oldukça ısrarlı olan Menderes ve arkadaşları ABD’den kendilerine kapı kapanınca, çareyi Sovyetler Birliği’ne gitmekte bulurlar. Birkaç bakan düzeyinde görüşme olur, Menderes de olumlu hava üzerine Rusya’ya gideceğini duyurur.

Bu girişim NATO'ya bağlı olduğunu ilk fırsatta belirten askerimiz tarafından yapılan 27 Mayıs darbesi ile sona erer. Ortada ne kredi kalır, ne Menderes ne de sanayileşme..

Şimdi makinamızı biraz ileri saralım.

Yıl 2015: Amerika İŞİD ile Suriye sınırları içerisinde bir mücadele sürdürmektedir. Hava unsurlarını özellikle kullanan ABD, karada da kendisi için savaşacak PYD-YPG güçlerini kullanmaktadır. PKK’nın uzantısı ve Suriye kolu olan bu örgütün amacı, ABD ile ortak bir mücadele yürüterek parçalanan Suriye’de Türkiye sınırı boyunca uzanan bir Kürt devleti veya federal yapılanması oluşturmaktır.

Türkiye ise bu oluşuma son derece karşıdır. ABD’ye bu konuda defalarca uyarıda bulunur. PYD’nin Türkiye’de 40 yıldır binlerce insanın ölümünden sorumlu olan PKK terör örgütünün uzantısı olduğu delilleriyle ortaya konur.

Ama ABD yönetimi ise her seferinde PKK terör örgütüdür ama PYD değildir. Bizim Suriye’deki çözüm ortağımızdır der ve Türkiye’nin isteklerini kabul etmez.

Bir çok defa Türkiye ve bazı İslam devletleri kara harekatı yapmak teklifini kabul etmeyen ABD sürekli PYD ile çalışmak istediğini belirtir. Türkiye’nin PYD’ye yaptığı saldırılara kesinlikle karşı çıkar. PYD, Avrupa merkezlerinde de barışçı, İŞİD teröristlerine karşı savaşan özgürlük savaşçıları olarak tanıtılır.

ABD ve PYD’nin nihai hedefleri Azez-Cerablus hattını düşürüp bölgede yeni bir stratejik ortak oluşturmaktır. Akdeniz’e sahil olan bir devlet planlanmaktadır. Bu devlet, İsrail’in güvenliği ve ABD için çok önemlidir. Yeni devletin deniz kıyılarında hemen bir ABD deniz üssü ve başka bir stratejik bölgede hava üssü kurularak bölgede ikinci bir İncirlik üssü kurulacaktır.

Amaç budur fakat ülkenin kuzeybatısındaki Lazkiye kentinde Rusya’nın bir hava üssü ve Tartus kentinde Rusya'nın küçük bir deniz üssü bulunmaktadır.

Tarih: 24 Kasım 2015

Rusya Federasyonu Hava Kuvvetleri'ne ait Sukhoi Su-24M tipi uçak sınır ihlali gerçekleştirmesinden dolayı Türk Hava Kuvvetleri tarafından düşürüldü. 1950'li yıllardan beri ve Soğuk Savaş süreci sonrası ilk kez bir NATO üyesi ülke tarafından doğrudan Rus uçağı düşürüldü.

Ardından yaşanan gerginlikleri, ekonomik ambargoları, karşılıklı restleşmeleri anlatmaya gerek yok sanırım.

ABD ve NATO bu süreçte ne Türkiye’nin yanında kuvvetli bir şekilde yer aldı ne de dişe dokunur bir destek açıklaması yaptı. Her zamanki gibi tarafları itidalli olmaya davet etti. Ha bu arada bol bol kaygı ve endişelerini belirtti.

Şöyle bir toparlarsak ABD’nin yanında PYD, karşısında da Rusya ve Türkiye bulunmaktadır. Şimdi bu iki rakip artık birbirlerine düşmandırlar. Süper akıl değil mi üst düzey bir plan.

Biraz daha ileri gidelim.

26 Haziran 2016 Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’e gönderdiği mektupta, Kasım ayında bir Rus jetinin düşürülmesinden duyduğu üzüntüleri ifade etti. Bunun üzerine 7 aydır süren sert düşmanlık yerini işbirliği ve barışa bıraktı.

15 Temmuz 2016: Türkiye’de FETÖ denilen maşa örgüt tarafından bir darbe girişimi gerçekleştirildi.

Şimdi o gece bu bölgede olan gelişmelere bir bakalım.

Darbe girişimi sonrasında yakalanan bir FETÖ’cü subayın Yeni Şafak’da yayınlanan itirafları konunun vehametini tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.

12 haftadan beri İncirlik’te ABD’den gelen özel ihtisas sahibi subaylarla gizli toplantılara katıldığını itiraf eden FETÖ’cü subay, İlk plana göre darbeden sonra 24 saat içinde 8 bin ile 10 bin DAEŞ militanı Türkiye’ye sokulacaktı.

İkinci gün Irak’ın Şii milislerinden 5.000 milis ve Suriye Muhaberatı’ndan bin ajan Türkiye’ye sokulacak ve bunlar hep beraber İskenderun’a hücum edeceklerdi.

Yoğun şekilde alevi vatandaşlarımızın bulunduğu kentte böyle bir işgal girişiminin sonucu ne olurdu sizce? Hatay’ın 176 km’lik Akdeniz sınırı yukarıda bahsettiğim plana dahil olabilirdi.  Akdeniz’de petrol ve doğalgaz çalışmaları ve enerji koridoru oluşturulması cabası.

Üst aklın o ana kadar yıllardır ilmik ilmik ördüğü kusursuz planı tam hedefine ulaşacakken en üst, üstlerin üstü aklın duruma el koymasıyla bu girişim başarısızlıkla sonuçlanıyor.

Darbecilerin çıkan bazı gazetelerin reklamına göre 9 ay 10 gün önceden yaptıkları planların aksine, o gece köprülerin işgal edilmesi ve uçakların sağır edici uçuşlarına kadar darbeyi beklemeyen halkın, Başkomutan’ın meydanlara davetinin ardından sanki görünmez bir komuta kademesi tarafından, havalimanı, Beştepe, Kızılay, Vatan caddesi, Taksim, Boğaz Köprüsü vb yerlere konuşlandırılması ile sonuçsuz bırakıldı.

Şimdi sıra sorunun kaynağını bulup çözme zamanı. Düşmanın taktiğini uygulama zamanı. Bölgede PYD, ABD, Rusya ve rejim güçleri menfaat savaşındalar.  Rusya ile görüşmeler başladı. Bugün olması planlanan görüşmeler Türkiye’nin yol haritasını belirleyecek.

Olay ve plan çok büyük. Güç dengesi onlardan tarafta. Oyunu onlar kuruyor ve uygulamaya geçiriyorlar fakat başarıya ulaşamıyorlar.

Yıllardır denemedikleri oyun kalmadı. Her şeyi satın aldılar, her şeyi yaptılar, şu Yenikapı’yı yenemediler.
Ah Yenikapı ah!

Boşuna mı Cumhurbaşkanı bugüne kadar Yenikapı’ya düşman olanları bile doldurdu oraya..

Şimdi üst akılın karşısında hiç olmadığı kadar düşmanı var artık.

Elinde ne kaldığını merak edenler oraya davet edilmeyenlere, o güzel tabloda yeri olmayanlara baksın ve Rusya ile anlaşma sonrası olacakları bir güzel izlesin.

Şimdi hesap sorma vakti artık!

Ajanshaber
9 Ağustos 2016

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER