SİYASET

Kayahan Uygur : İşleri siyasal dansöz Asena'ya kaldı

Tarih
16 May 2016
İzlenme
1897 Kişi

Dünkü Cumhuriyet gazetesinin manşeti “Asena, iktidara meydan okuyor” şeklindeydi. Bir zamanlar bu gazetede Asena’nın veya diğer Türk efsanelerinin manşetlerde yer alması hayal bile edilemezdi. O dönemlerde solcu kılığında hizmet veren Cumhuriyet için bu efsaneler “faşistlerin” uydurmasıydı, Asena sadece bir dansözün adıydı. Gerçi belki de Cumhuriyet, ikide bir parti değiştirip, bulunduğu grupları karıştıran bir siyasal figürü, bir dansözün adıyla anmayı yeğlemiştir diyeceğim. Ama öyle de değil, Turkish solcular, Meral Akşener’de içine sıkıştıkları Ergenekon’dan kendilerini kurtaracak bir dişi kurt havası görüyorlar. Solcuların içine düştükleri bu acınacak durumu biraz irdelemekte yarar var. 

Ergenekon’dan Asena’ya 

Cumhuriyet Gazetesi, çok eski bir tarihte değil sadece birkaç yıl önce FETÖ ve çevresindeki liberal takipçileri tarafından “Ergenekon yuvası” olarak suçlanırdı. Hatta bu konuda iddianameler yazıldı, bu istikamette kumpaslar kuruldu, şantajlar ve montajlar yapıldı. O dönemde haklı olarak kendini savunmaya çalışan eski Cumhuriyet yazarları, liderleri İlhan Selçuk rahmetli olunca herhalde pes etmiş olmalılar ki gazete iyice FETÖ etkisi altına girdi. Bugün ise efsanelerden sanki gerçeklermiş gibi medet umar hale geldiler. 

Dişi kurt efsanesi sadece Türklerde değil birçok kavimde görülür. Aslında “Asena” sözcüğü de Türk geleneğinde dişi kurdun değil dişi kurttan doğduğuna inanılan 10 adet çocuktan birinin adıdır. Bugün “Asena” olarak anılan siyasetçinin de Maşallah yanında 10 tane küçük çömezi var. Tabii işin aslı başka, eski zamanlarda hava kirliliği de yokken, geniş bozkırlarda yaşayan atalarımız yönlerini yıldızlara bakarak takip ederlermiş. O yıldızlardan en parlağı da şekli nedeniyle “büyük köpek” olarak anılan takımyıldızlar içinde bulunan Asena (Sirius) yıldızıymış. Burada kurdun Türk’e yoldaş, eş olması bozkırda yaban ellere düşmüş, yıldızlarla baş başa yalnız kalmış insanı anlatan şairane bir ifadeden ibarettir. Yoksa kimsenin kurtla falan sanılan şekilde bağlantısı olmamış tabii, bu bir sembolden ibarettir. 

Bu Asena bir başka 

Gelelim gerçek Asena’ya,  yani Batı dillerindeki “Sirius” sözcüğünün ne anlam ifade ettiğine. Bazen sözcüklerin anlamı içinde gerçeğin ta kendisi barınır. Sirius yani Asena, birkaç uydudan birden yayın yapan ve bu şekilde yerkürenin tamamını kapsam alanı içinde bulunduran CİA’nın radyosunun adıdır. Bu radyonun yayınlarında da ilgilisi için gerekli olacak her türlü mesaj bulunmaktadır. 

CİA’nın Asena radyosunda çalışanların da işi bayağı zor olmalı. Ajanlar etkisiz, elemanlar şapşal oldukça ne yapsalar boş.  Amerikalıların “Spy versus spy” (Casus Casusa Karşı) adlı tanınmış bir çizgi hikâyeleri vardır. Orada çeşitli oyunlar ve kumpaslar yaşanır ama tuzak kuran sonunda mutlaka başarısız olur. Bu Türkiye’dekiler de aynen öyle. Eskiyi bir yana bırakıp, 2007’den itibaren sayalım: Cumhurbaşkanlığı seçimlerini sabote etmek için e-muhtıra, 367 kumpası, AK Partiyi kapatma denemesi, Kozmik oda baskını, MİT müsteşarını tutuklama girişimi, Gezi olayları, 17-25 Aralık darbe girişimi derken işleri iyice sarpa sardı. Sonunda insanın başını döndürecek manevralara başladılar, solcuların çöp sepetine attıkları Sarıgül’ü oradan çıkarıp yeniden kurtarıcı yapma oyunları, daha sonra kullanıp yeniden sepete atma bayağılıkları insanları tiksindirdi.  Atatürk düşmanı dedikleri MHP’li Ekmel Bey etrafında “tıpış tıpış” toplanmaları ise bayağı şaşırttı. Daha sonra Ekmel Bey’e sırt çevirip genel seçimde bu kez HDP’li Selo’yu parlatmaları ise insanlara “el insaf” dedirtti. Kendi tabanları bile bütün bu hızlı dönüşlerden şaşırmışken bu kez de sahneye Meral Akşener çıkarıldı. Kendini solcu ve CHP’li olarak tanımlayan geniş bir kitle bir anda Meral Hanımefendi etrafında toplandı. 

Nefret koalisyonu

Bir konuyu açıklığa kavuşturmalıyız.  Kasetten çıkarılıp Genel Başkan yapılan Kılıçdaroğlu’nun bile birkaç ayda istenmeyen adam haline geldiği CHP’de aslında liderlik değil taban sorunu var. Bu kitleye liderler uymuyor, ne kadar deneseler, kimi getirseler boş. Çünkü sorunlu olan CHP’li kitlenin ta kendisidir. Bu kitle, zaten olumlu bir ortak payda etrafında değil sadece kin ve düşmanlık için bir araya gelmiş insanlardan oluşuyor. Küreselciler tarafından önerilen her liderin peşine sorgulamadan takılan, medya tarafından beyni yıkanmış, iyice şaşırmış ve ne yapacağını bilmeyen bu insanları başkaları değil ancak kendileri kurtarır.  Bu durumun tarihsel ve sosyal nedenlerine değinmeden bile şunu kolayca saptayabiliriz: Bu kitlenin bugünkü haliyle siyasal olarak ne kendine ne de Türkiye Cumhuriyeti’nin korunmasına bir yararı olur. Ancak çeşitli kışkırtmalarla ülkeyi karıştırmaya veya iktidarı sıkıştırmaya yarayabilirler. Küresel güç de zaten şimdilik sadece bunun peşinde Cumhuriyetin manşetini de böyle anlamak gerek.   

Güneş
16 Mayıs 2016

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER