SİYASET

Adem Özköse : Asıl mesele Türkiye’dir, asıl mesele vatan ve ümmettir

Tarih
28 July 2015
İzlenme
2309 Kişi

28 Temmuz 2015

Ülkemizin yeniden büyük devlet olması, dünyadaki tüm mazlumlara, ezilenlere el uzatması, cümle Ümmet-i Muhammed’e liderlik yapması gibi bir idealimiz var. Bu ideale doğru yürümenin önündeki en büyük engellerden biri de başta Kürt sorunu olmak üzere Türkiye’nin ayağa kalkmasını, yeniden dirilmesini, yeniden büyük devlet olmasını engelleyen iç sorunlardı. Biz bütün benlik ve samimiyetimizle barış ve kardeşlik istiyorduk. Türk ve Kürt annelerin gözyaşlarının artık dinmesini, hep birlikte el ele vererek Türkiye’nin vicdana, insanlığa, adalete çağıran sesinin daha da güçlenmesinden yanaydık. Türkiye kendisiyle yüzleşmeliydi ve Kemalist sistemin baskıcı, faşist zihniyet ve uygulamalarının bu millete bir mirası olan tüm engellerden, sorunlardan kurtulmalıydı. Bunun için de çoğu zaman Barış Süreci’nde yaşanan birçok şeyi yumruklarımızı sıkarak, öfkemizi bastırarak içimize attık. Çünkü biz pırıl pırıl bir Türkiye; özgür bir Âlem-i İslam ve barış içinde olan bir dünya hayal ediyorduk. Bunun için de her türlü fedakârlığı yapmaya, sabrı göstermeye hazırdık.

Yeni Türkiye’nin siyasi mimarlarının barış konusunda gösterdikleri irade ve samimiyete de hep birlikte şahit olduk. Türkiye’yi artık, gerekirse bizim iktidarımız, siyasi geleceğimiz mahvolsun; fakat ülkemize barış ve kardeşlik gelsin; insanlar artık ırkları, dinleri ve düşünceleri nedeniyle aşağılanmasın diyenler ve bunun için de tarihe geçecek, devrim sayılacak adımlar atan bir siyasi önderlik yönetiyordu.
Fakat gelinen nokta hepimize şunu gösterdi ki, bir yerde barış yapmak için her şeyden önce barışı hak eden, samimi bir şekilde barışı isteyen ve barışa inanan bir karşı taraf olması gerekiyor. PKK ve onun siyasi uzantısı olan HDP, barış için atılan her adımı ülkeyi bölmek, yeni bir devlet kurmak için kazanılan bir mevzi olarak değerlendirmeye kalktı. Hükümet “aman barış süreci” bozulmasın diye alttan aldıkça PKK ve HDP daha da şımardı. Doğu’da devletin yönetim mekanizmalarına, mahkemelerine alternatif yeni mahkemeler oluşturuldu. İslami duyarlılık sahibi Kürtlerin bölgeden göç etmesi için bir mafya, örgüt düzeni kurulmaya çalışıldı.
Hepimiz şunu net bir şekilde görmeliyiz ki, artık bu ülkenin geçmişteki gibi bir Kürt sorunu yoktur. Türkler, Lazlar, Çerkezler bu ülkede hangi haklara sahipse Kürtler de aynı haklara sahiptir. Fakat bu ülkenin cinsi sapıkları meşrulaştırmak için düzenlenen bir yürüyüşü “Onur Yürüyüşü” diye millete yutturmaya çalışan bir Selahattin Demirtaş sorunu vardır. PKK’lı, DHKP-Cli, MLKP’li katillerle düzenleyecekleri yürüyüşün adına “Barış Yürüyüşü” diyecek kadar manipülasyon ustası olan Demirtaş ve saz ekibi, bu ülke için artık gerçek bir sorundur. Barış dedikçe Yasin Börülerin, polislerimizin, askerlerimizin ölmesine neden olanlar; halkların kardeşliği dedikçe halkların aralarının daha da açılması için çaba gösterenler herkesin, hepimizin sorunudur.
Türkiye bugün arkalarında Türkiye ve ümmet düşmanı uluslararası güçlerin olduğu PKK, DHKP-C, MLKP ve Paralel Örgüt ittifakının saldırısı altındadır. Böyle bir saldırı ve ittifak karşısında hiçbirimiz tarafsız kalmak gibi bir lükse sahip değiliz. Millet ve ümmet olarak kritik bir dönemden geçiyor, önemli bir kavşağı daha atlatmaya çalışıyoruz. Hepimiz şu an bir sınavdayız. Bu sınavı da mutlaka millet ve ümmetinin, vatanının yanında saf tutanlar kazanacaktır.
İçinden geçtiğimiz günler ayrıca ayrılık ve gayrılıkların süratle terk edilmesi gereken günlerdir. Kişisel hesap ve hırslarımızdan tamamen arınıp gerçek bir vatansever, ülkesini seven duyarlı bir vatandaş gibi davranmalıyız. Çünkü mesele artık şu parti bu parti, şu grup bu grup veya şu kişi bu kişi meselesi değildir. Asıl mesele Türkiye’dir, asıl mesele vatandır, asıl mesele ümmettir.

Diriliş Postası

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER